Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/1527 E. 2021/12435 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1527
KARAR NO : 2021/12435
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, Kurum işleminin iptali, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi

I-İSTEM
Davacı, … şirketi bünyesinde 27.12.2013-31.07.2014 tarihleri arasında çalıştığını, ancak kurum tarafından davacının … limited şirketi bünyesinde 27/12/2013-31/07/2014 tarihleri arasındaki hizmetinin müfettiş incelemesine dayalı olarak iptal edildiğini ve bu dönemde yararlanma sağlık hizmetleri nedeniyle davalıya borç çıkartıldığını, davacının çalıştığı … şirketinin inşaat şirketi olduğu, şirketin bu arada iflas ettiğini, davacının şirketin batıncaya kadar inşaat mallarının depolandığı yerlerde fiilen çalıştığını, bekçilik yaptığını, malların korunması yüklemesi ve taşınması işlemlerinde çalıştığını, şirketin batması sonrasında eksik ve yarım kalan işlerini takip ettiğini, çalışmasının fiili olduğunu beyanla davacının 27/12/2013- 31/07/2014 tarihleri arasındaki çalışmasının fiili ve gerçek olduğunun tespitine karar verilmesini ve aksine tesis edilen kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı, Kurum müfettişlerince hazırlanan 16/05/2015 tarih ve 2015/SK/80 sayılı müfettiş raporunda çalışan kişilerin beyanları ile dava dışı şirketin çalışma döneminin belirlendiğinin, bir dönem şirketin ortağı ve çalışanı olan …’ın beyanı ve muhasebeci …’in beyanı ile işçi çalıştırılmayan tarihlerin tespit edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davanın kabulüne, davacının dava dışı 1141827 işyeri sicil numaralı … Ltd. Şti. ünvanlı işyerinde 27/12/2013-31/07/2014 tarihleri arası dönemde hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar vermiştir.
B-BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi, usul ve esas açısından ilk derece mahkemesi kararını yerinde bulmak suretiyle; davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı kurum, kurum müfettiş raporuna istinaden işlem yapıldığını, kurum işleminin yerinde olduğunu, yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada; 10.06.2015 tarihli kurum raporunda; … Ltd.Şti. tarafından yapılan inşaat iş yeri ile ilgili inceleme yapıldığı, inşaatın üç blokdan oluştuğu, evlerin 2013 yılının mayıs ayında sahiplerine teslim edildiği, bu tarihten sonra inşaatta bir iş yapılmadığı halde sigortalı bildirimi yapılmaya devam edildiğinin tespit edildiğinden bahisle 01.05.2013 tarihinden sonra bildirilen tüm sigortalıların bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı ise 27.12.2013-31.07.2014 tarihleri arasında iş yerinde depo bekçisi olarak çalıştığını iddia etmektedir. Mahkemece depo olan yerde keşif yapıldığı ve deponun boş bir arazi olduğunun tespit edildiği görülmektedir.
Denetim raporunda dava konusu iş yerinde 2013 yılının Mayıs ayından sonra bir çalışma yapılmadığının belirtilmesi, davacının dava dışı şirketin inşaat malzemelerinin bulunduğu depoda gündüz bekçisi olarak çalıştığını iddia etmesi ve keşif ile yapılan tespite göre arazide deponun varlığına rastlanmaması, ancak yine de deponun açık alanda olduğunun iddia edilmesi karşısında öncelikle deponun ve dava dışı iş yerinin deposunun bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Anılan depoda davalı şirketin başka inşaatlarıyla ilgili malzemelerin de bulunduğunun belirtilmesi nedeniyle başka inşaatların bulunup bulunmadığı belirlenmeli, tespit edilen inşaatlarla depo arasındaki mesafe gözetilmelidir. Geçerliliği iddia olunan ve iptale konu edilen çalışma döneminde varlığı ileri sürülen deponun mevcut olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı, bu kapsamda tapu kayıtlarındaki bilgilerden yola çıkılarak, arazinin ilişkili olduğu vakıfla da yazışma yapılıp deponun varlığı ve çalışma iddiası yönünden bilgilerine başvurulmalı, ilgili bilgi ve belgeler celp edilmelidir. Diğer yandan denetim raporunda belirtilen dönemdeki inşaatların iskan ve abonelikleri ile ilgili bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmeli, çalışma iddiası yönünden görgüye dayalı bilgileri olan blok sakinleri ile dava dışı şirket yetkilileri dinlenilmeli, depo olan araziye komşu parsel sahipleri tespit edilerek tanık olarak beyanları alınmalı, beyanlar arasında çelişki olması halinde çelişkiler giderilmelidir. Bu şekilde çalışıldığı iddia edilen deponun varlığı ile çalışmanın varlığı ve gerçekliği açıklıkla belirlenerek, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.