YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1892
KARAR NO : 2021/14617
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Milli Eğitim Bakanlığına bağlı … İlkokulunda yılda 9 ay olmak üzere … – …. tarihleri arasında hizmetli olarak çalışmasına rağmen kuruma bildirilmeyen eksik hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kabulü ile,
Davacının davalılar bünyesindeki işverenlikte
-1993 yılı Ocak ayında 23, Şubat ayında 21, Mart ayında 30, Nisan ayında 30, Mayıs ayında 30, Haziran ayında 25, Eylül ayında 17, Ekim ayında 30, Kasım ayında 30, Aralık ayında 30 gün olmak üzere toplam 266 gün,
-1994 yılı Ocak ayında 21, Şubat ayında 22, Mart ayında 30, Nisan ayında 30, Mayıs ayında 30, Haziran ayında 17, Eylül ayında 18, Ekim ayında 30, Kasım ayında 30, Aralık ayında 30 gün olmak üzere toplam 258 gün,
-1995 yılı Ocak ayında 19, Şubat ayında 23, Mart ayında 30, Nisan ayında 30, Mayıs ayında 30, Haziran ayında 9, Eylül ayında 19, Ekim ayında 30, Kasım ayında 30, Aralık ayında 30 gün olmak üzere toplam 250 gün,
-1996 yılı Ocak ayında 19, Şubat ayında 25, Mart ayında 30, Nisan ayında 30, Mayıs ayında 30, Haziran ayında 14, Eylül ayında 15, Ekim ayında 30, Kasım ayında 30, Aralık ayında 30 gün olmak üzere toplam 233 gün,
-1997 yılı Şubat ayında 18, Mart ayında 30, Nisan ayında 30, Mayıs ayında 30, Haziran ayında 18, Eylül ayında 16, Ekim ayında 5, Kasım ayında 30, Aralık ayında 30 gün olmak üzere toplam 207 gün,
-1998 yılı Şubat ayında 15, Mart ayında 30, Nisan ayında 30, Mayıs ayında 30, Haziran ayında 4, Eylül ayında 17, Ekim ayında 5, Kasım ayında 30, Aralık ayında 30 gün olmak üzere toplam 191 gün,
-1999 yılı Ocak ayında 22, Şubat ayında 20, Mart ayında 30, Mayıs ayında 30, Haziran ayında 15, Eylül ayında 18, Ekim ayında 30, Kasım ayında 15, Aralık ayında 30 gün olmak üzere toplam 210 gün,
-2000 yılı Ocak ayında 28, Şubat ayında 15, Nisan ayında 30, Mayıs ayında 30, Haziran ayında 10, Ekim ayında 30, Kasım ayında 30, Aralık ayında 30 gün olmak üzere toplam 203 gün, hizmet sözleşmesine dayalı prime esas alt kazanç üzerinden çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili; resmi kayıtlarda davacının çalışan olarak görünmediği, davacının çalışmasını sadece tanıkların beyan ettiği, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermeyip aleyhine yargılama gideri verilemeyeceği,
Davalı MEB vekili; hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının bakanlığa bağlı olarak çalışmadığı, bakanlığın devlet kurumu olup tüm faaliyetlerinin resmi kayıtlarla tutulduğu, sigortasız kayıt dışı işçi çalıştırılamayacağı, davacı eğer hizmet alımı yapılan şirketlerde çalışmışsa bildirim yükümlüsünün ilgili şirketler olacağı, davacının bildirilen çalışmaları var ise başka kişilerin hizmet cetvellerine sehven işlenmiş olabileceği ve sair gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır.
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerinin tespitine ilişkin davalar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, işin niteliği, sürekli veya sezonluk nitelikte olup olmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taraf ehliyeti” başlığını taşıyan 50’inci maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu belirtilmiştir. Buna göre taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Medeni hukuktaki haklara ve borçlara sahip olma ehliyeti hak ehliyetini oluşturmakta, gerçek ve tüzel kişiler bakımından geçerli olmaktadır. Hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28’inci maddesinde ise, kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona erdiği ve çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde ettiği hüküm altına alınmış olup, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinde, taraf ve dava ehliyetine sahip olunması, dava şartı olarak düzenlenmiş ise de; anılan Yasanın tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124/3. maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan ve ya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği belirtilmiştir.
Dosya kapsamından; davacı adına … sicil numaralı Milli Eğitim Vakfı … İ.Ö.O. Şb. İşyerinden 1992 – 2003 yılları arasında kısmi bildirimlerin yapıldığı, ancak … veya bağlı resmi kurumlarca herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacının sömestr ve yaz tatilleri dışında davalılara ait işyerinde hizmetli olarak kesintisiz çalıştığının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının bildirimlerini yapan işveren Milli Eğitim Vakfı olduğundan davada husumetin yöntemince Milli Eğitim Vakfına yöneltilmesi ve bu davalının da göstereceği deliller toplanıp hep birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf istemlerinin esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, … gününde oybirliğiyle karar verildi.