Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/2167 E. 2021/14155 K. 15.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2167
KARAR NO : 2021/14155
KARAR TARİHİ : 15.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, kararın ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı; … Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından ödeme emirleri düzenlendiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, aynı takip kart numarası ve aynı alacağa dayanılarak farklı bedelli ödeme emirleri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketten alacağına karşılık şirket hisselerinden 4.000,00 TL’sinin kendisine devredildiğini, şirketle fiili bağı olmadığını, şirketin yetkilisi olmadığını belirterek ödeme emirlerinin iptalini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, A-Davanın kısmen kabulü ile; 1-…SGM’nin … Takip Numaralı ve geciktirme zammı dahil 31.122,23 TL tutarlı prim borcu; …’nin … Takip Numaralı ve gecikme zammı dahil 2.787,02 TL tutarlı işsizlik sigortası primi borcu ile … SGM’nin 2007/014510 Takip Numaralı ve gecikme zammı dahil 703,57 TL tutarlı damga vergisine ilişkin borç olmak üzere bu takipler ve borçlar yönünden borcun zaman aşımına uğradığının tespiti ile davacının söz konusu takipler ve borçlar yönünden borcunun olmadığının tespitine ve söz konusu takipler ve borçlar yönünden ödeme emirlerinin iptaline, 2-Yukarıdaki A/1

No’lu hüküm fıkrasında belirtilen dışında kalan ve dava konusu olan diğer takip ve dönemler: … Takip No’lu takipler yönünden ise; a) Davacının toplam 48.824,57 TL’den sorumlu olduğunun, b) Davacının 14.108,79 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile toplam 14.108,79 TL yönünden söz konusu bu ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “davacının 24.06.2005 tarihinden itibaren şirket müdürü olduğu, mahkeme tarafından hatalı bilirkişi raporuna göre hatalı karar verildiği, davacının şirket müdürü olması nedeniyle zamanaşımına uğramayan Kurum alacaklarından sorumlu olduğu,ödeme emrinin tebliğ tarihi dikkate alındığında 2005/5 ila 12, 2006/1 ila 12, 2007/1.ay prim alacaklarının zamanaşımına uğradığı” gerekçesiyle 1-Davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne 2-… .İş Mahkemesinin … Karar sayılı … tarihli kararının kaldırılmasına, 3-Davanın kısmen kabulüne, 4- … takip numaralı dosyalarda, ….aylar Kurum alacakları yönünden ödeme emrinin iptaline, 2007/2.ay yönünden ödeme emrinin iptali talebinin reddine,… takip numaralı dosyalarda ödeme emirlerinin iptaline, reddedilen kısım üzerinden % 10 haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, karar gerekçesi ile hüküm fıkrası birbiriyle çelişkili olduğunu, hüküm fıkrasında … sayılı takiplerin 2007/1. ayına kadar olan borçlarının zamanaşımı sebebiyle iptaline karar verildikten sonra, bu tarihten sonraki dönemlere ait olan diğer toplam on adet takibin de iptaline karar verildiğini, oysa karar gerekçesine göre zamanaşımına girmeyen bu takiplere yapılan itirazların reddine ve takiplerin devamına karar verilmesi gerektiğini, kararın bu bakımdan açıkça hatalı ve gerekçeyle çelişkili olduğunu aynı şekilde, zamanaşımına girdiği kabul edilen takipler yönünden, zamanaşımını kesen muamelelerin olup olmadığı, BK 155. maddesinin uygulama alanının bulunup bulunmadığı araştırılmadan, bu takiplerin zamanaşımına girdiğinin kabulü de isabetsiz olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
506 sayılı Kanunun 80. maddesinde 3917 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda zamanaşımı süresi bakımından, 3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden önceye ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacak hakkı, Borçlar Kanununun 125. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımının başlangıç tarihi, anılan Kanunun 128. maddesi hükmü gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ile durmasına ilişkin 132. ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemeler de burada uygulama alanı bulmaktadır.
08.12.1993 tarihi ve sonrasına ilişkin prim ve gecikme zammı borcu yönünden ise, 6183 sayılı Kanun’un “Tahsil zamanaşımı” başlığını taşıyan 102. ve ardından gelen maddeleri uygulanacaktır. Anılan madde hükmüne göre, zamanaşımı süresi beş yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı da, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir.
06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılarak 506 sayılı Kanunun 80. maddesinin beşinci fıkrasında değişiklik yapılıp, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesiyle birlikte 102. maddesinin de uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki duruma dönülmüştür.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un; Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı başlığını taşıyan 93. maddesinin 2. Fıkrasının birinci cümlesinde, Kurumun prim ve diğer alacaklarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresinin başlangıcının ise, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğu belirtilmiştir.
Konuya ilişkin 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki yasal mevzuatımızda, 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde ve 6183 sayılı Kanunda prim ve diğer alacakların doğmasındaki özel durumlara göre zamanaşımı başlangıcı yönünden bir düzenlemenin yer almadığı görülmektedir. 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, prim ve diğer alacakların doğmasındaki özel durumlarda zamanaşımının hangi tarihten başlayacağı belirlenmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı ve zamanaşımına ilişkin olarak 5510 sayılı Kanunda, geriye yürüyeceğine olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, zamanaşımı ile ilgili olarak getirilen düzenlemenin geçmişe etkili olmadığı konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, somut olayda, 2005/5 ila 12, 2006/1 ila 12, 2007/1.ay prim alacaklarının zamanaşımına uğradığına ilişkin kabul kararı doğru olup,…tarihleri arasında dava dışı Limited Şirkette müdür olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmayan davacının davaya konu ödeme emirlerine göre, zamanaşımına uğramadığı belirgin olan 2007 yılı 2. ay ve sonrasına ait dönemlere ilişkin borçlardan davacının sorumluluğu dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, … gününde oybirliğiyle karar verildi.