YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2313
KARAR NO : 2021/4809
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 1. Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
No : 2014/227-2017/154
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne dair hüküm verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, yapılan incelemede 10.02.2020 tarihli karar ile hükmün bozulmasına karar verilmiş olup, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, Kurum sigortalısının 27.09.2006 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle oluşan Kurum zararının, gelirin onay ve masrafların ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek Yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı … vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Ergo Sigorta A.Ş.’ye dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya cevap vermediği görülmüştür.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, belirsiz alacak davasıyla, yargılama sürecinde belirli hale gelecek alacak tutarının tümü yönünden zamanaşımının davanın açıldığı tarih itibariyle kesilmesi gereği ve davalı … yönünden verilen kararın bozma kapsamı dışında kalarak taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle, HMK’nin 353/1-b-2 maddesine göre yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilerek;
”HÜKÜM
1-Davalı Ergo Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine,
2-Davalı … yönünden davanın kabulü ile;
-93.152,59 TL PSD’li gelirin 14.09.2011 onay tarihinden,
-13.159,57 TL Geçici İşgöremezlik Ödeneği’nin 5.406,40 TL’lik kısmının 03.05.2010 tarihinden, kalan kısmının ise 22.02.2011 tarihinden itibaren, işletilecek Yasal faiziyle birlikte davalı …’den alınarak davacı Kuruma verilmesine, ”dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, kazazede sigortalıya atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, sigorta şirketleri yönünden verilen red kararının hatalı olduğundan beyanla, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı … vekili, kusuru kabul etmediklerini, açılan davanın zamanaşımına uğradığını, meslekte kazanma gücü kaybının daha düşük olduğunu, hastane masraflarının talep edilemeyeceğini, sigorta şirketleri yönünden verilen red kararının hatalı olduğundan beyanla, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Zararlandırıcı sigorta olayına neden olan 3. şahıslar yönünden; üçüncü kişi ile sigortalı arasında akdi bir ilişki söz konusu olmayıp 506 sayılı Kanunun 26/2. maddesi ile Borçlar Kanunununa yollamada bulunulduğundan, Borçlar Kanunun 60. maddesinde öngörülen bir ve on yıllık haksız fiil zamanaşımı süresinin uygulaması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi hükmüne göre, motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin taleplerde ise, iki ve her halde kaza gününden başlayarak on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinde tereddüt yoktur.
Kurum ceza davasına müdahil olarak katılamadığından rücu davalarından Borçlar Kanununun 60. maddesindeki ceza zamanaşımı ise uygulanmamaktadır.
Maddedeki zamanaşımı süresi, zararın ve eylemi gerçekleştirenin (failin) öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlamakta olup, Kurumca zararın öğrenilme tarihinin, giderlerin sarf ve ödeme günü olduğu açıktır. Tazminat yükümlüsünün öğrenilme tarihine ilişkin olarak ise, Kurumun yetkili organının faili öğrendiği tarih esas alınmalıdır. Zamanaşımı süresinin, hem zararın, hem de tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren, bir başka anlatımla, ancak, her iki olgu gerçekleştikten sonra işlemeye başlayacağı dikkate alınmalıdır.
Mahkemece, rücuan tazminat davalarının niteliği gereği kendiliğinden belirsiz alacak davası niteliğinde olmadıkları gözetilerek zamanaşımı hususu yukarıda yer alan ilkeler çerçevesinde irdelenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmü bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı …’e iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.