Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/2568 E. 2021/13009 K. 27.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2568
KARAR NO : 2021/13009
KARAR TARİHİ : 27.10.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi

Dava, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili; davacının 01.08.2009-06.06.2013 tarihleri arasında davalı şirkette pazarlama müdürü olarak çalıştığını ve gerçek ücretinin aylık 2.600,00 TL olduğunu ancak asgari ücret üzerinden prim yatırıldığını iddia ederek, 01.08.2009-06.06.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile eksik primlerin tamamlattırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 02.04.2017 tarihli dilekçesi ile yıllar itibariyle davacının net ücretini açıklamıştır.
II-CEVAP:
Davalı şirket vekili; davacının işe başladığı tarihten çıktığı tarihe kadar tüm sigorta primlerinin yatırıldığını, davacının işyerinde pazarlama müdürü olarak çalışmadığını, pazarlama elemanı olarak görev yaptığı savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Feri müdahil SGK vekili; öncelikle 6552 sayılı Yasa gereği feri müdahil olarak kabul edilmeleri gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, prime esas kazancının tespiti talebinin yazılı ve resmi deliller ile kanıtlanması gerektiğini, tanık delili ile kanıtlanmasının kabul edilemeyeceğini, çalışmanın devamlılık arzedip etmediğinin araştırılması gerektiğini, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalıştığı iddiasında ise bunun yazılı delil ile kanıtlanması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine,
Davacının 1086428 sicil numaralı davalı işyerinde ;
01/08/2009-31/12/2009 tarihleri arasında 150 gün, günlük brüt 23,10 TL,
01/01/2010-22/01/2010 tarihleri arasında 20 gün, günlük brüt 24,30 TL ücretle hizmet akdine dayalı olarak sigortasız çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı şirket vekili; davacının çalışmalarının Kuruma doğru bir biçimde bildirildiğini, işyerinde pazarlama elemanı olarak çalıştığını, iddianın resmi ve yazılı deliller ile kanıtlanması gerektiğini, ücret bakımından yazılı delil başlangıcı dahi bulunmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı feri müdahil Kurum vekili; davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunu, ücret iddiasının yazılı olarak kanıtlanması gerektiğini, davanın yöntemince kanıtlanmadığını, Kurumun davaya neden olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurularındaki itirazları tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Anılan maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Eldeki davada,davacının 22.01.2010-30.09.2010 döneminde davalı şirketin 428 sicil no.lu işyerinden, 01.10.2010-05.06.2013 döneminde ise davalının 196 sicil sayılı işyerinden sigortalılık bildirimlerinin yapıldığı görülmekle, Mahkemece, çalışma iddiasında bulunulan 01.08.2009-06.06.2013 dönemine ilişkin olarak her iki işyerinin de dava konusu döneme ait bordroları celbedilmeli, her iki işyerinde de talep konusu dönemde çalıştığı tespit edilen bordro tanıkları resen tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, her iki davalı işyerinde çalışanların birbirlerini tanıyabilecek durumda olup olmadıkları da belirlenmeli, 428 sicil ve 196 sicil sayılı davalı işyerlerinin adres kayıtları da getirtilmeli ve davacının dava konusu dönemdeki çalışmalarının hangi sicil sayılı işyeri ya da işerlerinde geçtiği net olarak belirlenmeli, toplanan deliller ışığında, elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
O hâlde, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Dairesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.