YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3418
KARAR NO : 2021/15605
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No : 2019/2182-2021/190
İlk Derece
Mahkemesi :… 33. İş Mahkemesi
No :2016/558-2019/211
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin …’nın değişik semtlerinde marketler zinciri bulunan davalı şirketin Kolej’de bulunan marketinde kasiyer olarak 25.12.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, ancak işe giriş bildiriminin 25.01.2014 olarak gösterildiğini, bu işyerindeki çalışmasının 25.12.2013 tarihinden 23.11.2014 tarihine kadar kesintisiz olarak sürdürdüğünü beyanla davalı işyerinde 25.12.2013-25.01.2014 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının 25.01.2014-23.11.2014 tarihleri arasında işyerinde çalıştığı, taraflar arasında 24.01.2014 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 3. maddesinde işe başlama tarihinin 25.01.2014 olarak belirtildiği, taraflarca imzalandığı, ücret bordrolarında da işe giriş tarihinin 25.01.2014 olduğunun belirtildiği, davacının işyerinden ya da yöneticilerden şikayeti nedeniyle, talepleri dikkate alınarak başka şubelerde görevlendirmelerinin yapıldığı belirtilerek, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece “….Davacının işverenlik tarafından sunulan şahsi iş yeri dosyasında davacının 25/01/2014 tarihinde işe başlayacağına dair sözleşme olduğu, kasiyer olarak çalışacağının belirtildiği ve sözleşmenin davacı tarafından imzalandığı, ücret bordrolarında da işe giriş tarihinin 25/01/2014 olduğu görülmüştür. ….Davacı tarafın iş yeri kayıtlarının incelenmesi talebi üzerine mahkememizce iş yeri kayıtları incelenmek üzere bilirkişi atanmış, 29/05/2019 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre iş yerindeki muhasebe kayıtları, kasa sayım sonucunu gösterir kasa teslim tutanakları, gelir gider makbuzları, Z raporları incelenmiş ve davacının ismine rastlanmadığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde davacının işe başlama tarihinin bilen tanığın bulunmaması, tanıkların tahmini beyanda bulunması, iş yeri kayıtları ve hizmet sözleşmesi de birlikte değerlendirildiğinde davanın kanıtlanamadığı kanaatine ulaşılarak…” gerekçesiyle,
“1-Kanıtlanamayan davanın reddine,” karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“… İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamından, iş yeri kayıtlarının incelenmesinden, davacı-davalı arasındaki imzalı sözleşmeden ve dinlenen tanık beyanlarından kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı…” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davacının davalı şirkete ait zincir marketin … Kolej şubesinde kasiyer olarak 25.12.2013-25.01.2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını ,sigortalılığının ise 25.01.2014-23.11.2014 tarihleri arasında yapıldığını belirterek eksik bildirilen sürelerin tespiti istediği davada,Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece özellikle davacının dava konusu dönemde çalıştığını belirttiği davalı işyerinin Kolej şubesinde çalışan bordro tanıkları resen tespit edilerek dinlenmeli,gerektiğinde usulüne uygun tespit edilecek komşu işyeri sahipleri ve bordrolu çalışanları da tanık olarak dinlenmeli ve böylece toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışma hususu irdelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2021 gününde karar verildi.