Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/3634 E. 2021/13523 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3634
KARAR NO : 2021/13523
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2018/374-2020/153

Dava, davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemenin davanın reddine dair 09/05/2017 tarihli kararı, Dairemize devredilen Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 05/11/2018 tarih ve 2017/3661 Esas, 2018/7928 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrasında mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüyle, menfi tespit talebi yönünden İcra ve İflas Kanunu’nun 72/6. maddesi uyarınca dava kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğünden davacının ödemek zorunda kaldığı 28.547,00-TL’nin ödeme tarihi olan 05/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Eldeki davada; davacıya 2009/13960 – 13961 – 13962 – 13963- 13964 takip nolu ödeme emirlerinin 24/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davanın süresinde açıldığı, söz konusu ödeme emirlerinin davacının %97 hisse ile ortak olduğu dava dışı borçlu Tokat Ticaret Borsa Tarım İnş . Pet. Ürün. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sigortalı işçi çalıştırması sebebiyle tahakkuk eden prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarına ilişkin oldukları, dava konusu borç döneminde davacının limited şirkette temsil ve ilzam yetkisi olmadığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda davalı Kuruma yazılan yazı gereğince, kurumlarına olan borçlarından dolayı 24/12/2009 tarihinde dava dışı şirket adına ödeme emirleri gönderildiği ve 05/01/2010 tarihinde tebliğ edildiği, şirket adına yapılan araştırmada borcu karşılayacak herhangi bir mal varlığı bulunamadığı, 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi 20. fıkrasına istinaden şirket müdürü ve ortaklarına hisseleri oranında ödeme emri tebliğ edildiği, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uyarınca icra takibine geçildiğini ve 05/08/2015 tarihinde kurumlarına olan borçların davacı şirketten tahsil edildiği bildirilmiştir.
Diğer taraftan mahkemece Tokat Ticaret Borsa Tarım İnş . Pet. Ürün. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Akaryakıt ve LPG faaliyet konulu işyerinin mühürlenmesine ilişkin belgeler getirtilmiş, Tokat Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/162 Esas sayılı kesinlemiş dosyasında dava dışı şirket müdürleri olan … … ve … … … yolu üzerinde benzin istasyonu ile benzin istasyonunun içerisine de lokanta açıp, lokantaya … isminde iki işçiyi çalıştırdıkları sırada 27/10/2007 tarihinde Tokat İl Özel İdaresi tarafından karayolunun genişletilmesi nedeniyle lokantanın karayoluna mesafesinin yakın olduğu gerekçesiyle lokantanın mühürlenerek kapatıldığı, lokanta kapatılmasına rağmen lokanta personeli olan … … ve … …’in çalışmadıkları halde her iki personele maaşlarının ödenmesine devam edildiği, … …’in 31/10/2008 tarihinde işten çıkarıldığı, … …’in ise 05/11/2008 tarihinde işten çıkarıldığı, lokantanın kapatıldığı 27/10/2007 tarihinden 31/10/2008 tarihine kadar … …’e, 05/11/2008 tarihine kadar ise … …’e maaş ödeyerek şirketin zarara uğratıldığı gerekçesiyle sanıklar ………’ın görevi kötüye kullanma suçundan adli para cezası ve hapis cezası ile cezalandırıldıkları hususları bir arada değerlendirilmiş ve dava konusu ödeme emirlerinin konusunu oluşturan sigortalılıkların sahte olduğunun ceza dosyası ile kesinleşmiş olduğu dikkate alınarak davacının davasının kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmesi hatalı olmuştur.
Gerçekten de davaya konu ödeme emirleri ayrı ayrı incelendiğinde; 2009/13960, 13961 ve 13962 sayılı ödeme emirleri dava dışı şirkete ait 1012523 sicil numaralı işyerinin 2007 yılı 10. 11. ve 12. ayları ile 2008 yılı 3 ve 8. ayları arasındaki, 2009/13963 ve 13964 sayılı ödeme emirleri ise 1012384 sicil numaralı işyerine ait 2007 yılı 9. 10. 11. ve 12. aylar ile 2008 yılı 3. ve 10. aylar arasındaki dönemlere ilişkin olup, dosya içerisinde mevcut 1012523 sicil numaralı işyerine ait 2007/10. ay ile 2008/11. aylar arasındaki dönem bordrolarına göre, işyerinde ceza dosyasında adı geçen……… isimli başka çalışanların da bulunduğu, ayrıca …’in getirtilen hizmet döküm cetvellerine göre bu kişilerin 1012523 sicil numaralı işyerinden yapılan sigortalılık bildirimlerinin iptal edilmemiş olduğu, bu konuda Kurum Denetmenlerince düzenlenmiş denetim raporunun bulunmadığı ve çalışmalarının sahte olduğuna ilişkin usulünce açılmış herhangi bir dava bulunmadığı hususları anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece, dava konusu 2009/13960, 13961, 13962, 13963 ve 13964 ödeme emirlerinde bildirilen 1012523 ve 1012384 sicil numaralı işyeri kayıtları davalı Kurumdan getirtilerek, her iki işyerinin dava dışı şirketin hangi işyerlerine ait oldukları irdelenmeli, buna göre her bir ödeme emrinde yer alan borçların hangi işçilere ve hangi işyerine ait oldukları açıklığa kavuşturulmalı, söz konusu işyerlerinde tespit edilecek bordrolu çalışanların her biri yönünden çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmalı, yine Tokat Ticaret Borsa Tarım İnş. Pet. Ürün. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Akaryakıt ve LPG faaliyet konulu işyerinin 12/11/2007 tarihinde mühürlendikten sonra ve özellikle işyerinin yeniden açılmasına ilişkin olarak düzenlenen 03/04/2008 tarihli tutanak da dikkate alınarak bu tarihten sonra dava dışı şirkete ait işyerlerinin faaliyet gösterip göstermedikleri hususu daha detaylı araştırılıp açıklığa kavuşturulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.