Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/3648 E. 2021/10247 K. 15.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3648
KARAR NO : 2021/10247
KARAR TARİHİ : 15.09.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına direnilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, Dairemizin 16/09/2020 gün ve 2019/6177 E. 2020/4489 K.sayılı bozma ilamına karşı “… Mahkememizce yapılan 16/12/2020 tarihli duruşmada davacı vekili; “bozma gerekçesinde re’sen bordro tanığı dinlenmediği için yeterli araştırma yapılmadığı bahisle bozulduğu, kaldı ki İstinaf kararının mahkeme kararı doğrultusunda olduğu dinlenen tanıklar, Mehmet Kozan, Hayriye Erdal’ın bordro tanığı olduğu hizmet cetvellerinde dava konusu dönemde iş yerinde çalıştığı açık ve nettir, bu tanıkları bizzat bizim göstermemiz bunların bordro tanığı olduğunu göstermez, kaldı ki dava kamu davası değildir, kamu davası olmasını Yargıtay kararları belirlemiştir, iş kanunlarında bu davanın kamu davası olduğunu ilişkin hüküm yoktur, dolayısıyla ispat külfeti davacıdadır, bizde davamızı ispatladık, bordro da 3 kişi olsaydı ve biz bu 3 kişiyi tanık gösterseydik ve komşu iş yeri olmasıydı biz ne yapacaktık” şeklinde beyanda bulunarak karara direnilmesini talep ettiği, davalı SGK vekili ise bozmaya uyulmasını talep etmiştir. Mahkememizce … bozma ilamına karşı eski hükümde direnilmesine karar verilmiştir.” gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.
Direnme üzerine yapılacak işlemlerin neler olduğu 6100 sayılı HMK’nın 373’ncü maddesinin (5). fıkrasında; “İlk Derece Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (6) fıkrasında da; “(6) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.” şeklinde ifade edilmiş olmakla birlikte 5 Temmuz 2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 40. maddesi ile 5521 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2’nci maddedeki; “Bölge Adliye Mahkemelerinin, 5235 sayılı Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, Yargıtayın bozma kararlarına karşı verilen direnme kararının temyizi halinde dava dosyası, önce kararı veren daireye gönderilir. Direnme kararları daireler tarafından öncelikle incelenir. Kararı veren daire, direnmeyi yerinde görürse kararı düzeltir; yerinde görmezse talebi on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Dairemizin bozmaya yönelik kararının yanılgıya dayalı olduğu anlaşılmakla, Dairemizin 16/09/2020 gün ve 2019/6177 E. 2020/4489 K. sayılı ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.
O halde, Dairemizin bozma ilamı kaldırılarak Mahkemenin direnme hükmü onanmalıdır.
SONUÇ: 1-Mahkemece verilen direnme hükmünün açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğu anlaşıldığından, Dairemizin 16/09/2020 gün ve 2019/6177 E. 2020/4489 K.sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına;
2-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 15/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.