YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4170
KARAR NO : 2021/13322
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2021/75-2021/217
Dava, 10.06.1991 tarihinde bir gün çalışmanın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 206058 sicilli işyerinde 10.06.1991 tarihinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, kurum kayıtlarının esas olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, davacının 206058 sicil sayılı Mehmet Kanbur ünvanlı işyerinde hizmet akdi ile ve asgari ücret ile (1) gün süre ile çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 10/06/1991 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince “İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’ nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, davanın kabulünün hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79/10 maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
Ayrıca 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’da uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi 38. maddede “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga 02.06.1949 tarihli ve 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanununa, mülga 04.02.1957 tarihli ve 6900 sayılı Malûliyet, İhtiyarlık ve Ölüm Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/07/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa, 02/09/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa ve 08/06/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dâhil edilir.
İnceleme konusu davada; davacı 10.06.1991 tarihinde bir gün çalıştığının tespitini talep etmiş olup dinlenen bordro tanığı … patronun aracı ile doğrama malzemelerini bir kaç kez götürdüğünü ancak, Mehmet Kanbur’a para verdiğini kendisini sigortalı göstermesini istediğini belirtmiştir. Öte yandan bordro tanığı olarak dinlenilen bir diğer tanık … ise davacıyı tanımadığını belirtimiştir. Bu kapsamda dosyanın sübuta erebilmesi için dinlenilen bordro tanık beyanları yetersiz görülmüş olup Mahkemece yapılması gereken iş, tespiti talep edilen tarihte bordro tanığı olan kişilerin re’sen seçilerek, çalışamaya dair beyanlarına başvurarak, çelişki doğduğu taktirde ise çelişkiyi gidererek, varılacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak; İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10 . Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.