YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4209
KARAR NO : 2021/12345
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurum işleminin iptali ile istirdat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) … Hukuk Dairesi’nin bozma kararına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, fiili olmadığı gerekçesiyle kurum tarafından iptal edilen … ile … tarihleri arasındaki 4/1-a kapsamındaki çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunun tespitiyle yersiz ödendiği gerekçesiyle tahsil edilen 11.174,18 TL sağlık hizmet bedellerinin iadesini talep etmiş, uyulan bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada davanın esastan reddine karar verilmiştir.
1-Davacının dava konusu dönemdeki çalışmalarının fiili olmadığı yönündeki mahkeme kabulü yerinde olup davacı tarafın aşağıdaki bentler dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine.
2-5510 sayılı yasanın 4. maddesine göre; bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle muhtarları, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar … sigortalı sayılırlar.
Dosya kapsamından, davacının 04.09.2009 tarihinden itibaren şirket ortağı ve vergi mükellefi olduğu anlaşılmakla, bu dönemde 5510 sayılı yasanın 4/1-b-1 maddesi kapsamında zorunlu sigortalı olması gerektiği gözetilmeyerek sigortalılık durumunun değerlendirilmemiş olması, bu konuda kurumca davacı adına resen 4/1-b kapsamında sigortalılık tescilinin yapılıp yapılmadığının araştırılmamış olması isabetsizdir.
3- Yukarıdaki bent gereğince değerlendirme yapılarak davacıdan tahsil edildiği beyan edilen sağlık hizmet bedellerinden, kurumun denetmen raporunda da belirtildiği üzere, zorunlu sigortalı olması gereken bu dönemde sarf edilmiş olan tutarlar yönünden ayrım yapılarak, zorunlu sigortalı olduğu dönemdeki sağlık giderlerinin tahsiline yönelik talebin kabulü yerine reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
Yukarıda yazılı bentlerdeki yönlerden araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine, 18.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.