YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/445
KARAR NO : 2021/12062
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması sonucu … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, trafik kazası nedeniyle kurum sigortalısı …’ün meslekte kazanma gücü kaybına uğradığını, kurumca sigortalıya 77.708,96 TL peşin sermaye değerli gelir, 17.377,92 TL tedavi giderleri olmak üzere toplamda 95.086,88 TL ödeme yapıldığını, kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile 95.086,88 TL’lik kurum zararının şimdilik 23.771,72 TL’lik kısmını daha sonra ıslah dilekçesi ile; davalının % 100 kabul edilen kusur miktarı doğrultusunda; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kurum zararının, 95.086,88 TL. ye çıkartılmasına karar verilmesine ve masrafların sarf, gelirin onay tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen olay neticesinden %100 kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediğini, bu durumun bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağını ve davacı kurumca ödenen miktarın tamamından tarafının sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu olayda rücu şartlarının oluşmadığını ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “davacının davasının kabulü ile; 95.086,88 TL alacağın masrafların sarf tarihinden, gelirlerin ise onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine…” karar verdiği görülmüştür
B-BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince “Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Manavgat İş Mahkemesi 2019/217 Esas 2020/110 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili; davalının iş kazası olayında tamamen kusurlu olmadığını, her ne kadar bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunduğu belirtilmiş ise de, bu kusur oranını kabul etmediklerini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 5510 sayılı Yasanın 21. maddenin 4. fıkrasında “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir” hükmü öngörülmüştür.
İnceleme konusu davada; 14/07/2015 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya Kurumca ödenen gelir, ve tedavi giderinin tamamının tahsilinin talep edildiği, dosyada alınan kusur raporunda davalının %100 kusurlu bulunduğu, mahkemece davalının toplam %100 kusuru üzerinden talep gibi davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan davalı 3. kişi olup, 5510 sayılı Yasanın 21/4 maddesi gereği ilk peşin sermaye değerli gelirin yarısının kusur karşılığından sorumlu olması gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve davalı yönünden … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi… Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1., 2., 3., 4., 5. fıkralarının silinerek yerine;
1- Davanın kısmen kabulü ile; 38.854,48 TL olan peşin değerli gelirin onay tarihinden, 17.377,92TL olan tedavi giderinin her bir ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Hükmedilen miktara göre alınması gerekli 3.841,23 Tl harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan toplam 656,05 TL yargılama giderinin 386,00TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, varsa sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa ödenmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca; vekille temsil olunan davacı vekili için takdir edilen 8.110,03 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yine aynı tarihte yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca; vekille temsil olunan davalı vekili için takdir edilen 5.828,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.