YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4663
KARAR NO : 2021/12839
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurum işleminin iptaliyle aylık bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) …. Hukuk Dairesi’nin bozma kararına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin/isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı … İş Mahkemesinin 2014/394 esas sayılı dosyasından boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla davalı kurumca tesis edilen işlemin iptaliyle kesilen aylığın yeniden bağlanması talepli dava açmış, Mahkemenin 2014/616 karar sayılı 18.9.2014 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay 21.Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesinde 26.01.2015 tarih ve 2014/23243 Esas, 2015/1180 Karar sayılı ilamla ilk derece mahkemesi kararı onanmış ve böylece karar kesinleşmiştir.
Davacı bu kez 08.04.2015 tarihinde davalı kuruma müracaatla boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığını beyanla yeni bir talepte bulunmuş, fakat kurum tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmadan talebin reddedilmesi üzerine işbu dava ikame edilmiştir.
Mahkemece; davalı Kurumun red işleminin iptali ile davacı …‘un müteveffa annesi Mukaddes Obuz’dan dolayı 03/1288215 tahsis dosyasından yeniden yetim aylığı bağlanması gerektiği kanaati ile davanın kabulüne, davacının 08/04/2015 tarihli başvurusunun reddine ilişkin kurum işleminin iptali ile davacıya yeniden yetim aylığı bağlanmasına, karar verilerek dosya … Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.Kurum vekilinin istinaf başvurusu ilgili Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiş, karar davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/502 Esas, 2018/271 Karar sayılı, 22.3.2018 tarihli ilamıyla, “ Denetmen raporuna göre davacı ve eşinin birlikte yaşadığına ilişkin kuvvetli deliller bulunduğu, dosyada iki davacı tanığı dinlendiği, tutanak tanığının Mahkemede beyanına başvurulmadığı, mahkemece birlikte yaşama olgusunun irdelendiği ancak kesin kanıya varmak için yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; yukarıda izah edilen açıklamalar doğrultusunda; davacının eşinin kayıtlı olduğu adreslerdeki abonelikler araştırılmalı, komşu ve muhtar beyanları alınmalı, tutanak tanığı dinlenmeli, davacının Medula kayıtları dosya içinde olduğundan karşılaştırma için eşinin Medula kayıtları, getirtildikten, sonra sonuca göre karar verilmelidir.” denilerek huzurdaki davada talebin kurumun ilk işleminin iptaline ilişkin olduğu nitelemesiyle geçmişe dönük araştırma yapılması yönünde bozma kararı vermiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak geçmişe dönük olarak araştırma yapılmış ise de esasen değerlendirilmesi gereken husus 08.04.2015 tarihli davacı talebinden sonraki sürede davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.