YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4686
KARAR NO : 2021/11008
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2020/315-2021/14
Dava, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut dosyada; davacı, 2925 sayılı yasaya tabi olarak geçen sigortalılık süresinin başlangıçtan itibaren tümüyle iptaline dair davalı kurum işleminin iptali ile 01/08/2007-19/08/2014 tarihleri arasında primleri düzenli olarak ödenmiş olan sigortalılık süresinin geçerli olduğuna ve iptal edilen tarihler arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, 19/08/2014 tarihi itibariyle 2925 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığından tahsis talebinin reddine dair kurum işleminin iptali ile 01/09/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile yaşlılık aylığının bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davanın kabulüne ilişkin önceki kararın davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2018/5235 Esas, 2020/639 Karar sayılı ilamı ile mahkemece 2925 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın aynı zamanda isteğe bağlı sigortalılık olduğu gerekçesinin hatalı olduğu, eğer hizmet akdi kapsamında çalışma yoksa sigortalılığın söz konusu kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, prim ödemelerinin ileriye doğru 4/1-a veya 4/1-b kapsamında isteğe bağlı sigortalılık olarak kabulünün mümkün olduğundan isteğe bağlı sigortalılık şartlarının değerlendirilmesi, tahsis şartlarının da buna göre irdelenmesi, talep dönemindeki yasal mevzuat incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönlerinden bozulmuş, bozma sonrası mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davacının 01/08/2007-30/12/2013 ve 14/01/2014-14/08/2014 tarihleri arasında düzenli ve kesintisiz prim ödemelerine göre 4/1-b kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine, davacının 19/08/2014 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığı talebinin reddine karar verilmiştir.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar.
Davacının 01/08/2007-2014/8 döneminde 2925 sayılı Yasa kapsamında sigortalı, 01.03.1988-31.07.2007 döneminde bağ-kur sigortalısı olduğu, 30.12.2013-13.01.2014 tarihleri arasında yurt dışına çıktığı, yurtdışına çıkması nedeniyle Kurum tarafından yapılan araştırma neticesinde tanzim edilen 30.03.2015 tarihli kurum raporu ile davacının tarım işlerinde sürekli çalışmadığı tespit edildiğinden, Kurum tarafından 2925 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının başlangıçtan itibaren iptal edildiği, davacının 19/08/2014 tarihli tahsis talebinin ise yaş yönünden emeklilik şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda işbu davaya konu ihtilaf davacının 01.08.2007-14.08.2014 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.
2925 sayılı Yasa, 01.10. 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın “Yürürlükten Kaldırılan Hükümler” başlığını taşıyan 106. maddesi ile mülga edilmiş ise de, bazı maddeleri yürürlükte bırakılmıştır.
Mülga 2925 sayılı Kanun’un 1’inci maddesine göre, bu Kanunun amacı, tarım işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların bu Kanunda yazılı şartlarla sosyal güvenliğinin sağlanmasıdır. Süreksiz iş, nitelikleri bakımından en çok 30 işgünü süren işleri ifade eder.
Kanun’un 2’nci maddesine göre, sosyal güvenlik kanunları kapsamı dışında olanlarla, bu kanunlara göre malullük, emeklilik (yaşlılık) aylığı, sürekli tam işgöremezlik geliri almayanlardan; süreksiz olarak tarım işlerinde hizmet akdiyle çalışanlar istekte bulunmaları kaydıyla bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.
Bu Kanun kapsamına girenler, yazılı istekte bulundukları tarihi izleyen yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar (m.5).
Kanun’un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 4’üncü maddesine göre, “Bu Kanunun uygulanmasında;
a) 18 yaşım doldurmamış olanlar,
b) Sosyal güvenlik kuruluşlarına prim veya kesenek ödemekte olanlar,
c) Dul, yetim aylığı veya Sosyal Sigortalar Kurumundan geçici veya sürekli kısmi işgöremezlik geliri alanlar hariç, sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik (yaşlılık) veya malullük aylığı ile sürekli tam işgöremezlik geliri almakta olanlar, aylık veya gelir bağlanması için talepte bulunmuş olanlar,
d) 1/7/1976 tarih ve 2022 sayılı Kanuna göre aylık bağlananlar,
Sigortalı sayılmazlar.” hükmü yer almaktadır.
Yürürlükte bırakılan maddeler arasında sigortalılığın sona ermesi ve kesintiye uğramasını düzenleyen 6. maddesi bulunmakta olup yürürlükte olduğu açıktır. 2925 sayılı Yasa’nın 6. maddesi de “Sigortalı olanlardan;
a) (Değişik bent: 17/04/2008-5754 S.K./76.mad) Primlerini gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte ait olduğu yılı takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar ödemeyenlerin o yılın 1 Ocak gününden itibaren,
b) Sigortalılıklarına devam etmek istemediklerini Kuruma yazılı olarak bildirenlerin, bu bildiriminin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi izleyen yılbaşından itibaren,
c) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlamaları nedeniyle prim veya kesenek kesilmeye başladığı tarihten itibaren,
Sigortalılıkları sona erer.
(c) bendi uyarınca sigortalılıkları sona erip de sosyal güvenlik kuruluşları ile ilgilerinin kesilmesi nedeniyle prim veya kesenek ödenmesine son verilenlerin sigortalılıkları, prim veya kesenek ödenmesine son verildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren kendiliğinden başlar.” hükmüne amir olup, dolayısıyla 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihinden önceki dönemlerde 2925 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olanlar, 2925 sayılı Yasa’nın 6. maddesi kapsamında sigortalılık şartlarını devam ettirdiği, sigortalılığın sona ermesi hallerini içermediği müddetçe, 5510 sayılı Yasa’nın ek 5. maddesi kapsamında değil, yine 2925 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olmaya devam edeceklerdir.
6111 sayılı Kanun’un 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 52. maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 29. maddenin 1. fıkrasında, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren Ek 5. madde kapsamındaki sigortalılardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının on sekiz katı üzerinden başlanılarak, izleyen her yıl için bir puan artırılmak suretiyle otuz katını geçmemek üzere prim alınacağı, 2. fıkrasında, 01.05.2008 ila 30.09.2008 tarihleri arasında 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalı olanlar hakkında da bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren 1. fıkra ile Ek 5. madde hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacının talebi 01.08.2007-14.08.2014 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bu dönemdeki yasal mevzuatın incelenmesinden 01.08.2007-01.10.2008 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa’nın yürürlükte olduğu, 2925 sayılı yasanın 5510 sayılı Yasa’nın 106. maddesiyle bazı maddeleri hariç mülga olduğu anlaşılmaktadır. 2925 sayılı Yasa 01.10.2008 tarihi itibariyle mülga olmuş ise de; ” sigortalılığın sona ermesi ve kesintiye uğraması ” başlıklı 6. maddesi yürürlükte bırakılmıştır. Buna göre 01.10.2008 tarihinden önce 2925 sayılı Yasa kapsamında başlayıp devam eden sigortalılığın 6. maddede düzenlenen sona erme hallerinden birinin meydana gelmemesi halinde sigortalılığın devam edeceği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; 6111 sayılı Yasa’nın 51. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen, tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların sigortalılığı başlıklı EK 5. maddede “4’üncü madde ile isteğe bağlı sigortalılık hükümleri ve 506 sayılı Kanun’un Geçici 20’nci maddesi kapsamında sigortalı olmayan, kendi sigortalılıklarından dolayı bu kanunlara göre gelir veya aylık almayan ve 18 yaşını doldurmuş olanlarda; tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumca belirlenen ilgili muhtarlık, birlik, kuruluş, il veya ilçe tarım müdürlükleri tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip onaylanmış belgeleri ile talepte bulundukları tarihten itibaren sigortalı sayılırlar ” hükmü düzenlenmiştir.
Söz konusu madde 6111 sayılı Yasa’nın 215/ç maddesine istinaden 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, davacının talebinin 01.03.2011 tarihinden itibaren ek madde 5 kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Ayrıca, 2925 sayılı Yasa’nın 6. maddesi gereğince devam eden, sona ermeyen sigortalılık halleri hariç, 2925 sayılı yasanın mülga olduğu 01.10.2008 tarihi ile ek madde 5’in yürürlük tarihi olan 01.03.2011 tarihi arasında tarım ve orman işlerinde süreksiz çalışanlara ilişkin herhangi bir sigortalılık hali düzenlenmemiştir.
Dairemizin 04.02.2020 tarihli ilamında belirtildiği üzere 2925 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık aynı zamanda isteğe bağlı sigortalılık değildir, eğer hizmet akdi kapsamında çalışma yoksa sigortalılığın söz konusu kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla uyulan bozmaya göre; öncelikle fiili çalışmanın varlığı ve gerçekliği araştırılarak irdelenmeli, bu suretle ihtilaf konusu dönemde hizmet akdine dayalı çalışmanın olup olmadığı tespit edilmeli, elde edilecek sonuca göre isteğe bağlı sigortalılık şartları değerlendirilmeli, tahsis şartları da buna göre irdelenmeli, talep dönemindeki yasal mevzuat incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi