Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/5347 E. 2021/14476 K. 18.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5347
KARAR NO : 2021/14476
KARAR TARİHİ : 18.11.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 8. İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, kurumun sigortalısı…ki’nin davalıya ait işyerinde çalışırken 11.02.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını, kaza sebebi ile sigortalıya 310.339,67-TL tutarında ilk PSD’li gelir bağlandığını, 45.790,37-TL tutarında tedavi gideri yapıldığını, 24.359,58-TL de geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini, kazanın iş kazası olduğu ve kazanın oluşunda 5510 sayılı Yasanın 21/1. maddesi gereğince davalının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle kurum zararından şimdilik 76.097,93-TL’nin gelirlerin onay, ödemelerinde ödeme tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kabulü ile; 248.271,74 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 16/05/2018 tarihinden, 19.487,66 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin tediye tarihinden, 36.632,30 TL tedavi masrafının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları’na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanunun 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı Başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu’nun 26. maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.
Dosya kapsamından, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın 08/04/2015 tarih, 2077 sayılı raporunda: sigortalının E cetveline göre %77 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının belirtildiği, S.S Yüksek Sağlık Kurulu’nun 18.03.2016 tarihli kararında bu oranın düzeltme kaydıyla % 68 olarak belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 03.06.2017 tarihli raporunda ise sigortalının %77.0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı belirtilmiş olup, mahkemece yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri de nazara alınarak, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile, S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu’nun 26. maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu tarafından rapor aldırıldıktan sonra giderilmesi ve daha sonra dosyadaki kayıtlara göre yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.