YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5385
KARAR NO : 2021/14626
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
Bölge Adliye Mahkemesi : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Siirt 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.06.2012 – 16.07.2015 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde lahmacun ustası olarak çalışmasına rağmen kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP
Davalı ve feri müdahil davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“ispat olunamayan davanın reddine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili; dava konusu dönemde davacının sürekli davalıya ait işyerinde çalışmasına rağmen başka işyerlerinden kısmi bildirimler yapıldığını, davacının bu işyerlerinde hiç çalışmadığını, sürekli lokantada çalıştığını, davacı lehine beyanda bulunan tanıkların salt davalıyla husumetli olmalarının gerçeğe aykırı beyanda bulundukları anlamına gelmeyeceği, tanık beyanlarıyla çalışmanın doğrulandığı, işyerinde, içerisinde davacının da bulunduğu fotoğrafların dahi bulunduğu, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiği ve sair gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, tanık Levent’in 2015 yılında … yanında çalıştığına dair bir bilgi olmadığı, tanık Remzi’nin ise davalı işyerinde 01.04.2016 – 22.04.2016 tarihleri arasında çalıştığı, ancak davalıya karşı açmış olduğu davasının bulunduğu, tespit edilen kamu tanıklarının davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, her ne kadar davacı tanıkları davacının davalı iş yerinde çalıştığını beyan etmiş iseler de resmi kurum kaydı niteliğindeki sosyal güvenlik kurumu kayıtlarının aksini ispat edecek başkaca bir delil bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmişse de verlilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Mahkemece önce davacıya davası açıklattırılarak, dava konusu dönemde işyerinin fiilen de faaliyette olduğu gözetilerek, bu dönemde kimlerle çalıştığı sorulmalı, davacının birlikte çalıştığını beyan ettiği kişilerin hizmet cetvelleri de getirtilerek beyanları denetlenmeli, işyerinde aşçı, garson, usta gibi kişiler gerekirse resen belirlenip tanık olarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalı konusu dönemde bildirim yapılan işyerlerinde çalışmadığı, bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı iddiaları karşısında bu çalışmaların da iptali gerekeceğinden ve davanın bu işverenlerin de hak alanını ilgilendirdiği anlaşıldığından, bu işverenlere de yöntemince husumet yöneltilerek göstereceği deliller toplanmalı, bildirim yapan işverenlerin davacı adına bildirim yapan işverenler olup olmadıkları araştırılmalı, davacının fiili çalışma olgusu hiçbir kuşkuya ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.