Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/5553 E. 2021/14220 K. 15.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5553
KARAR NO : 2021/14220
KARAR TARİHİ : 15.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi…. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı Kurum, 17.09.2016 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelir ve yapılan tedavi giderleri nedeniyle oluşan kurum zararının rücuan tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
%60 işveren, %40 işçi kusurlu kabul edilerek,
“Davanın kabulüne, 269.558,12 TL PSD’nin tahsis ve onay tarihinden 119,57 TL hastane masrafının sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma ödenmesine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“İlk derece mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı Kurum vekili; sigortalının kusursuz olup tüm kusurun işverende olduğu, sigortalıya verilen kusur oranı ile kusur gerekçelerinin uyumsuz olduğu, Davalı vekili; ceza davasındaki kusur raporuyla eldeki davada alınan kusur raporlarının çelişkili olduğu, kusurun ölen sigortalıyla otobüs işletmecisine ait olduğu, tazminata esas miktarların ve hesap raporunun hatalı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava; 17.09.2016 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ve yapılan tedavi yardımlarının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 21. ve 76. maddeleridir.
Rücu davaları kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğu, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, güncel mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.
Eldeki davada alınan kusur raporunda davalı işverene %60, kazalı sigortalıya %40 oranında kusur verilmişse de kusur oran ve aidiyetleri kazanın oluş biçimine uygun değildir. Kazanın oluş biçimi ile 25.04.2018 tarihli Kurum tahkikat raporu da dikkate alınarak baskın kusurun ölen sigortalıda olduğu gözetilerek, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı Yasa hükümleri gereğince irdeleme yapılan, oluşa uygun yeni bir heyetten kusur raporu alınmalı, sorumluluk, oransal ve miktar olarak yeniden belirlenmelidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 15.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.