Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/557 E. 2021/13675 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/557
KARAR NO : 2021/13675
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; davacının, 05.11.2003 – 29.01.2009 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı şirket vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, taşrada olunması ve hava koşulları sebebiyle inşaat işine zaman zaman ara verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Feri Müdahil Kurum vekili, davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dosyada ücret bordrosu ve puantaj kaydı bulunmadığından davacının hizmet süresinin tanık deliline göre değerlendirildiği, tanık beyanlarına göre davacının Allahdiyen Köyünde havanın kötü olması halinde Salihli merkezde çalışmaya devam ettiği, inşaat işinin yanı sıra şoförlük yaptığı, bu nedenle sezonluk olarak çalışmayıp yıl boyunca kesintisiz çalıştığı, yüklenilen inşaat işleri haricinde şirket bünyesinde çalışmasına devam ettiği sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile, davacının davalı şirket bünyesinde 05.11.2003-29.01.2009 tarihleri arasında asgari ücretle 1796 gün çalıştığı, 1398 gün hizmet süresinin kuruma bildirildiği, 398 gün hizmet süresinin bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamındaki işçilik haklarına ilişkin dava dosyasında verilen hükmün kuvvetli delil niteliği, davacının bildirimlerinde eksik gün kodlarının bulunması ve Kurumun eksik gün bildirimlerini uyuşmazlık yapmadığı, dinlenen tanık beyanlarında da çalışmalarda hava koşullarına göre ara verildiğine ilişkin beyanlar dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davalı şirket vekili ile fer’i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
IV -TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, mahkemece dinlenen tüm tanıkların ortak beyanında, davacının sürekli çalıştığını, kış aylarında şehir içinde bulunan inşaatlar durduğunda, işverenin üstlendiği diğer inşaatlarda çalıştığı ve şoförlük de yaptığını beyan etmesine rağmen işçilik alacakları dosyası dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada; davacının 24.10.2003 ile 29.01.2009 tarihleri arasında davalı iş yerinden ve davalının sözleşme ile iş üstlendiği farklı inşaat işyerlerinden kesintili bildirimleri bulunduğu,eksik gün nedeni puantaj kaydı olarak gösterilmek suretiyle hizmetinin genellikle ayda 30 günün altında bildirildiği, ücret bordroları, ücret pusulaları ve puantaj kayıtlarının dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu çalışmanın inşaat işine ilişkin olduğu, davacının talep döneminde iş yerinde inşaat işinin yanı sıra şoför olarak çalıştığını, bu nedenle çalışmasının sürekli ve kesintisiz olduğunu iddia ettiği, davalı şirketin ise hava koşulları nedeniyle işe ara verilen dönemler olduğunu, davacının sürekli çalışmasının olmadığını, işçilik alacakları dosyasındaki kabulün de davacının çalışmasının kesintili olduğu yönünde olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kurum kayıtları, bordrolar celp edilmiş, bordro tanıkları dinlenmiş ve komşu iş yeri araştırması yapılmış, üstlenilen işlere ilişkin sözleşme dönemleri araştırılmış ise de puantaj kayıtlarının dosyaya celbedilmemiş ve eksik gün bildirimlerinin araştırılmamış olması nedeniyle yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamıştır.
Mahkemece, davalı işverenden ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları istenerek, davacının imzasını içeren söz konusu belgeler yönünden, imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkâr edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan, yine sigortalı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksinin eşdeğerde delillerle ispat edilene kadar geçerli olduğu hususu göz önünde bulundurulmalı; dönem bordrolarında kayıtlı sigortalılar çalışmaların ayda 30 günün altında bildirilmesi yönünden tanık sıfatıyla dinlenilerek ve iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınarak, eksik gün bildirimlerin nedeni ve dayanağı araştırıldıktan sonra toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.