YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5681
KARAR NO : 2021/12154
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca; “Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanunun 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.
6100 sayılı HMK.’nun 166’ncı (Mülga HUMK. nun 45’inci) maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmesi mümkün olup, davaların birleştirilmesi sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurur. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar.
Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin hükümler, HMK’nın 166. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, amacı usul ekonomisine hizmet etmek ve aynı konuda çelişkili kararlar verilmesini önlemektir. Anılan Yasanın 166/2. maddesine göre; ” Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. “Birleştirmenin koşulu olan “bağlantı” da, aynı yasanın 166/4. maddesinde, “Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.” olarak tanımlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı kurum tarafından işbu davada ihbar olunan konumundaki Hasçim Makine … A.Ş.’ye karşı rücuan tazminat istemiyle Ladik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E.2017/154 sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, eldeki davada 10.07.2019 tarihli celsede Ladik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/154 esas sayılı dosyası ile birleştirme talebinde bulunulduğu, Mahkemece bu konu hakkında karar verilmediği, yine 22.06.2020 tarihli celsede “birleştirme talebinin kabulüne karar verilmesini ve ıslah dilekçesi sunmak üzere süre verilmesini” talep ettiği, Mahkemece “davacı vekilinin talebinin kabulü ile ıslah dilekçesi sunmak üzere bir haftalık kesin süre verilmesine” karar verildiği, eldeki dava dosyası ile HMK’nın 166. maddesinde belirtildiği üzere aynı Mahkeme’nin E.2017/154 sayılı davası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle birleştirme talebinin kabul edilmesine dair ara kararı oluşturulmasına rağmen, birleştirme işlemi yapılmadan karar verilmesi yerinde olmayıp, birleştirme kararı verilerek davanın görülüp karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 13.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.