Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/6230 E. 2021/14154 K. 15.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6230
KARAR NO : 2021/14154
KARAR TARİHİ : 15.11.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı, davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacılar, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 2017/15760, 15761, 15762, 15763, 15764, 15765, 15766, 15767, 15768, 15769, 15770, 15771, 15772, 15773, 15774, 15775, 15776, 15777, 15778, 15779, 15780, 15781 takip numaralı ödeme emirleri gönderildiğini, 15779 nolu takip ile 15780 sayılı takiplerin mükerrer olduğunu, takiplere konu alacakların zamanaşımına uğradığını, kooperatifin böyle bir borcunun olmadığını, alacaklar prim alacakları olmakla birlikte, kooperatifin hiçbir zaman işçi çalıştırmadığını, numaraları belirtilen 22 adet ödeme emrinin iptalini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE
MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davacı kooperatife ödeme emri tebliği söz konusu olmamakla birlikte, kooperatifin icra tazyiki altında olmaması karşısında, ödeme emirlerinin iptali veya takiplere konu kamu alacakları sebebiyle menfi tespit talepli dava açmakta davacı kooperatifin hukuki yararının bulunmadığı” gerekçesiyle hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacılar, Kooperatifin diğer üyesi …’a tebliğ olunan ödeme emirlerinin iptali için Kooperatif yönetim kurulu üyesi …. tarafından, aynı Mahkemenin 2017/502 Esasında dava açıldığını, bu davanın önce eldeki dava ile birleştirilmesine, sonrasında (birleşen) davaların farklı dosyalarda görülmesinin yargılamanın yürütülmesi açısından daha yerinde olacağı gerekçesiyle ayrılmasına karar verildiğini, yapılan yargılama sonucunda ise, Mahkemece, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün Davacı Kooperatif hakkında…takip nodan başlayıp sırasıyla … e kadar devam eden 18 adet icra takibi sebebiyle davacı …’a tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptaline karar verildiğini, aynı takiplerden dolayı borçlu …. Sulama Koop. adına kooperatifi temsilen Kooperatif Başkanı … ve kooperatif Başkan Yardımcısı …’a tebliğ edilen ödeme emirlerini iptal etmediğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/10-642 E., 2012/38 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarın da karar verilene kadar sürmesi gerekir.
Davacının dava açmakta hukuk tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (Arslan, Ramazan; aktaran: Hanağası, Emel: Davada Menfaat, … 2009, önsöz VII).
Hukuk Genel Kurulu’nun … gün ve 1992/1-347 E., 1992/396 K. ve 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E., 2001/458 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir (Rechts-schutzbedürfnis). Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır.
Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.

Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar.
Söz konusu bu tehdidin davacı için bir tehlike oluşturabilmesi, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olmasına ve bu hususun, davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına bağlıdır (Hanağası, Emel: a.g.e., s.133 vd).
Somut olayda, davalı Kurumca düzenlenen ödeme emirleri üzerinde davacıların adları yer almakta olup, davalı Kurumca düzenlenen ödeme emrine ilişkin tebligatların davacılara hitaben düzenlendiği ve davacıların ev adreslerine gönderildiği, ayrıca Kurumca 6183 sayılı Yasanın 55. maddesi kapsamında … adına Kooperatif Başkanı,… adına Kooperatif Başkan Yardımcısı olarak davacılara gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre, davacıların artık dava açmakta hukuki yararı mevcuttur ve dava açabilmelidir. Zira gelecekte olası bir haciz tehdidi ile karşı karşıyadır.
Mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararının olduğu kabul edildikten sonra, davanın esasına girerek sonucuna göre kurumca gönderilen ödeme emirlerine konu borçlar yönünden sorumlu olup olmadıklarına göre bir karar verilmek gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.