YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6337
KARAR NO : 2021/13226
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2018/104-2021/35
Dava, itirazın iptali ile % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 2015/16608 2018/11 e-k sayılı kararla bozulmuş, hükmüne uyulan bozma sonrası verilen kararla dava reddedilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasa’nın 56. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvuru, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dairemizin bozma ilamında mahalle sakini ve esnaflık yapan Duriye Mukaddesi Doğançay’ın denetim elemanına verdiği beyanla Mahkeme huzurundaki beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği belirtilmiş, Mahkeme tarafından sözü edilen tanığın beyanının alındığı, tanığın 04.03.2020 tarihinde talimatla alınan ifadesinde;” ben bana fotoğraflarını gösterdiğiniz davalı … veya … isimli şahıs ile …’ı hayal meyal hatırlıyorum, 01.11.2008-31.08.2009 tarihleri arasında boşandıkları halde birlikte yaşayıp yaşamadıkları konusunda bilgim yoktur, fotoğraflarına bakınca … Mahallesi…Caddesi Karamürsel/Kocaeli adresinde bulunan… Apartmanı’nda oturduklarını hatırlıyorum ve hatırladığım kadarıyla birlikte yaşıyorlardı, ” şeklinde beyanda bulunduğu, böylece kurum denetmenine verdiği ifade ile mahkeme huzurundaki ifadesi arasındaki çelişkinin giderildiği, netice olarak denetmen tarafından tutanağın aksinin ispat edilemediği belirgindir.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.