YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6763
KARAR NO : 2021/15975
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, 1995/ 9. ayı ile 2012/11.ayı arası davalı işveren nezdinde hizmet tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili, davacının mevsimlik işçi olduğunu, çalıştığı sürelerin Kuruma tam ve eksiksiz olarak bildirildiğini belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i Müdahil SGK vekili, kurum kayıtları esas olup iddianın yazılı ve eş değer belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile; davacının, davalı … Gıda Endr. İhr. İth. A.Ş. unvanlı incir işletmesi işyerinde 14/09/1995 ila 30/11/2012 tarihleri arasında kesintili olarak asgari ücretle toplamda 1.531 gün SSK’ya bildirilen süre dışında davalı … Gıda Endr. İhr. İth. A.Ş. unvanlı incir işletmesi işyerinde çalıştığının tespitine; fazlaya ilişkin talebinin reddine dair, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, varsayımlara dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, müvekkili tarafından Kuruma bildirilmeyen bir hizmet süresinin bulunmadığını, bordro tanığı olmayan ve kesintisiz çalışmayan tanıkların tanık ifadelerine istinaden tespit ve değerlendirme yapıldığını belirterek; davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuran fer’i müdahil vekili, salt tanık beyanlarına dayalı hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, cevap dilekçeleri ve bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, belirterek; ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi; yerel mahkame kararı kaldırılarak; 14.09.1995 ile 30.11.2012 tarih aralığı içinde; giriş tarihine değer verilmek suretiyle her yıl 9. ay ile 12.ay arası kesintisiz çalışma kabul edilerek; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair hüküm tesis edilmiştir .
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiş ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanunun m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Bu kapsamda, eldeki davada, davacının dönemsel çalıştığının kabulü ve bildirimde bulunan dönem yönünden eksikliklerin tamamlanması yerinde ise de, davacının çıkış bildirimi yapılan tarihlerinden sonraki dönemler yönünden 12.aya kadar kabule yönelik değerlendirme isabetli görülmemiştir. Bir başka ifade ile davacının her yıl 12. ayın sonuna kadar çalışmaya yönelik araştırma yeterli bulunmamış olup genelleme yapılmak suretiyle kabul hükmü kurulması hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, her bir dönem yönünden çıkış bildirimi sonrası 12.aya kadar çalışması olan bordro tanıkları tam dönemlere isabet edecek şekilde tespit edilerek; davacının 12.aya kadar çalışmasının olup olmadığı hususunda bilgilerine başvurmalı; deliller hep birlikte değerlendirilip; davacının çıkış bildirimlerinden sonraki dönemler yönünden de çalışmaları tereddütsüz şekilde ortaya konulduktan sonra karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, fer’i müdahil Kurum ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.