Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/7268 E. 2021/12188 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7268
KARAR NO : 2021/12188
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi ….Hukuk Dairesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 02/12/1985 ile 01/08/1986 yılı arasında davalı şirkette işçi olarak çalıştığını, çalışma süresi boyunca işveren tarafından sigortalı yapıldığı ile sigorta primlerinin ödendiği düşüncesinde olduğunu, ancak emeklilik işlemleri ile ilgili olarak sosyal sigortalar kurumuna başvuru yaptığında emeklilik süresinin henüz dolmadığının bildirildiğini, oysa ki davalı şirkette işe başlama tarihi olan 02/12/1985 yılı esas alındığında emekliliğine hak kazanmış olması gerektiğini belirterek davalı şirkette 02/12/1985 ile 01/08/1986 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, sigorta başlangıç tarihinin 02/12/1985 olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı İki … Enerji İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. çağrıya rağmen cevap dilekçesi sunmamış, fer’i müdahil Kurum vekili ise, kurum işlemlerinde hatanın bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “…Bilirkişi raporu denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülmüştür.
Tarafların kanıtları toplanmış, bordro tanığı dinlenmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmelere göre; dava nedeni ile hak düşürücü sürenin gerçekleşmediği, alınan bilirkişi raporuna göre, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacı eli ürünü olduğu, bordro tanığı beyanında davacının 1985 yılının Aralık ayında işe girdiğini, orada davacının 8 ay çalıştığını belirttiği, sunulan beyanın dava dilekçesini doğrular nitelikte olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. ” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtların aranması, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakimin, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
B-BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Fer’i müdahil Kurum vekili, kararın temyizen incelenmesini talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Eldeki davada, Mahkemenin, sigorta başlangıç tarihi olarak 02/12/1985 tarihine yönelik kabulü yerinde olmakla beraber, talebe yönelik diğer süreler yönünden ise, tüm talep konusu dönemi kapsar şekilde re’sen tespit edilecek bordro tanıkları dinlenmeli, dosyadaki tanık beyanları arasında varsa mevcut çelişkiler giderilmeli, böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu hususlar, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
O hâlde, fer’i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, kararın bir örneğininin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.