YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7517
KARAR NO : 2021/15313
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi
Dava, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davacının 13/01/2017 tarihli celse alınan beyanının davanın geri alınması olarak kabulü ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde “Elektrik Teknisyeni” olarak 04/10/2012- 30/12/2014 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmetinin tespitini istemiştir.
II- CEVAP
Davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafında davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince “davanın feragat nedeni ile reddine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu ancak, geçiş hükümlerini içeren aynı yasanın Geçici 7. maddesi gereğince mülga 506 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, söz konusu mevzuat hükümleri gereği yapılan inceleme sonucunda; 506 sayılı Yasanın 6. maddesi gereği sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Yasaların öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Kişi ve sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü, yenilik doğurucu iradi bir durum değil, yasa gereği kendiliğinden meydana gelen statüyü belirlemekten ibarettir. Dolayısıyla, sosyal güvenlik hakkından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307 inci maddesi kapsamında feragat olanaksızdır ve açılan sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da vazgeçilemez. Davacı ancak, anılan Kanunun 123 üncü maddesinde düzenlenen hakkını kullanabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkını saklı tutarak, davalının rızası ile davanın takibinden vazgeçebilir veya Kanunun 150 inci maddesi hükmü gereğince davayı takip etmeyerek yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucunu elde edebilir.
Bu nedenle, davacı vekili tarafından sözü edilen 307’inci madde hükmüne göre davadan feragat edilmesi durumunda, davadan vazgeçilemeyeceği davacı/davacı vekiline bildirilmeli, feragat beyanının Kanunun 123 veya 150. maddelerinde düzenlenen haklardan birinin kullanımı niteliğinde olup olmadığı kendisine sorulmak suretiyle belirlenmeli, beyanın anılan anlamlarda kullanıldığı saptandığı takdirde duruma göre belirtilen maddelerde öngörülen prosedür işletilmeli, aksi durumda ise elde edilecek sonuca göre dava konusu istem hakkında karar verilmelidir” gerekçelerine dayalı olarak “feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, … İş Mahkemesine ait 13/01/2017 gün ve 2015/1244 E., 2017/25 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine,” karar verilmiştir.
C- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “davacının 13/01/2017 tarihli celse alınan beyanının davanın geri alınması olarak kabulü ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” karar verilmiştir.
D- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “istinaf isteminin reddine,” karar verilmiştir.
IV- TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Feri Müdahil Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile davanın hizmet tespiti davası olup mahiyeti itibarı ile kamu düzeni ve kamu yararının söz konusu olduğu, hizmet tespiti davalarında davacının davasını takip etmemesinin veya davadan feragat etmesinin davayı sonuçlandıran durumlardan olmadığı, kamu düzeni ve kamu yararı söz konusu olduğundan dava içeriğinin Mahkemece araştırılarak dosyadaki bilgi, belge, ve araştırma sonuçlarına göre karar verilmesi gerektiği özet olarak belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın geri alınması müessesesi, 6100 sayılı HMK’nın 123 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Davacının davasını geri alması ve davalının da bu geri almaya açık rıza göstermesi durumunda, mahkemece “davanın açılmamış sayılmasına” karar verileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.
Nitekim, 22/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 6100 sayılı HMK’nın 123 üncü maddesine; “Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” ek cümlesi eklenerek, mahkemece verilecek kararın mahiyeti, yerleşmişYargıtay içtihatları doğrultusunda düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ve 5510 sayılı Yasanın 7.ve 8. maddelerinde çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönünde düzenleme yapılmış olmakla, buna göre sigortalı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü meydana getirmektedir ve kişiler ile sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü de, yenilik doğurucu ve iradi bir durum değil, kanun gereği kendiliğinden oluşan statüyü belirlemekten ibarettir. Dolayısıyla, sosyal güvenlik hakkından 6100 sayılı Kanun hükümleri kapsamında feragat olanaksız olduğu gibi sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da feragat edilemez. Ancak, anılan Kanunun 123. maddesinde düzenlenen hak kullanılabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkı saklı tutularak, davalının açık rızası ile dava geri alınabilir veya 150. maddede öngörülen hak ve olanaktan yararlanılarak dava takip edilmeyip yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucu elde edilebilir.
Ayrıca açıklanması gerekir ki Kurumun “Fer’i Müdahilliği” bakımından; 6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
6552 sayılı Kanun ile ilgili olarak öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan hükümet teklifinde, söz konusu düzenleme 54. madde olarak yer almış, izleyen 55. maddede “5521 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.” denildikten sonra “7 nci maddeye bu Kanunla eklenen dördüncü fıkra hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda da uygulanır.” hükmü Geçici 3. madde olarak öngörülmüş, ancak yasalaşma aşamasında anılan Geçici madde çıkarılıp 6552 sayılı Kanunda bu türden düzenlemeye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 5521 sayılı Kanunun 15. maddesinde, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 447/2. maddesinde, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, 448. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağı açıklanmıştır.
Şu durumda hizmet tespiti davalarında Kurumun feri müdahilliğinin H.M.K. da yerini bulan “feri müdahillik”ten farklı olarak kendine özgü bir yapısının bulunması karşısında ve H.M.K. 123. madde hükmü prosedürünün işletilmesi noktasında, davacının davasını geri alması halinde feri müdahil olan Kurumun da açık rızasının aranması gerektiği kuşkusuzdur.
Eldeki dava dosyası kapsamında, yargılama esnasında 13.01.2017 tarihli beşinci celsede davacının davasından feragat ettiği, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2019/581 Esas 2020/585 Karar sayılı 02/06/2020 tarihli kararından sonra yapılan yargılamanın 24.09.2020 tarihli duruşmasında, davalı tarafın davacının davasını geri almaya peşinen muvafakat ettikleri, feri müdahil Kurum vekilinin ise davayı takip ettikleri yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacı tarafından davanın geri alınması yönündeki beyanına karşı feri müdahil Kurum vekilinin de beyanı dikkate alınarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.