YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7724
KARAR NO : 2021/15782
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, davalı Kurumca 01/05/2016 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile birikmiş aylıkların faiziyle beraber davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacı …’ın yurt dışı hizmet borçlanması yaptığını, bunun karşılığında 21/04/2016 tarihinde ödemede ve 26/04/2016 tarihinde emekli aylığı talebinde bulunduğunu, emekli aylığını 01/05/2016 tarihinde hak ettiğini, ancak aylığın 01/11/2016 tarihinde ödendiğini, Mayıs 2016, Haziran 2016, Temmuz 2016, Ağustos 2016, Eylül 2016, Ekim 2016 aylıklarının ödenmediğini, bu aylara ilişkin aylıkların ay be ay işleyecek faizleri ile birlikte ödenmesini talep ettiklerini, … … tarafından aylık ödemesinde hata olmadığından bahisle taleplerinin reddedildiği belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Mayıs 2016, Haziran 2016, Temmuz 2016, Ağustos 2016, Eylül 2016, Ekim 2016 aylıklarının, davacının maaş almaya hak kazandığı tarihten itibaren her bir emekli aylığı için ay be ay işleyecek yasal faizleri ile birlikte şimdilik 500,00 TL’nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 11/06/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucu 7.156,75-TL. arttırılmıştır.
II- CEVAP:
Davalı Kurum vekili, sigortalının yazılı beyanı ve gönderdiği belgelerden 01/07/2016 tarihine kadar ikamete dayalı sosyal yardım aldığının tespit edildiğini, 3201 sayılı Kanuna göre yurtdışı sigortalılık sürelerini borçlandıktan sonra aylık talebinde bulunanlardan aylığın başlangıç tarihi itibariyle yurtdışında çalışmalarını sürdürdüğü ve sosyal yardım aldığı aylık bağlanmadan önce tespit edilenlerin taleplerinin reddedileceği, yurtdışındaki çalışmalarını ve sosyal yardımı sona ermesi kaydıyla yapacakları yeni tahsis taleplerine göre aylık bağlanacağı düzenlemesi bulunduğundan buna göre sigortalının 26/04/2016 tarihli talebinin red edildiğini, 28/10/2016 tarihindeki yeni talebine istinaden 01/11/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını belirterek usul ve yasaya aykırı olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince “1-Davanın kısmen kabulü ile davacının 01/07/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile ödenmeyen aylıkların toplamı 6.430,14 TL ile yasal faizi 1.226,61 TL olmak üzere 7.656,75 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu, haksız yere dava açıldığını, kurum işlemlerinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
B-BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi, 10. Hukuk Dairesince “Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” şeklinde karar verilmiştir.
IV- TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, davacı sigortalının 26/04/2016 tarihli tahsis talebinin red edildiğini, 28/10/2016 tarihindeki yeni talebine istinaden 01/11/2016 tarihinden itibaren Kurumca kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını belirterek verilen kararı temyiz etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 15/12/2015 tarihinde davalı Kuruma müracaat ederek, 14/05/1984-12/03/1996 tarihleri arasında yurtdışında geçen toplam 3600 gün için 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanma talebinde bulunduğu, Kurumca davacıya 3600 prim gününe karşılık 48.902,40-TL. borç çıkarıldığı ve davacı tarafından Kurum hesabına 26/04/2016 tarihinde ödeme yapılığı, aynı gün davacı tarafından tahsis talebinde bulunulduğu, davalı Kurum tarafından 20/09/2016 tarihli Alman Merci tarafından düzenlenen belgede davacının 01/07/2016 tarihine kadar sosyal yardım aldığı tespit edildiğinden, 3201 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince yurda kesin dönüş şartının gerçekleşmediği, ikamete dayalı sosyal yardım aldığı gerekçesi ile davacının 26/04/2016 tahsis talebinin reddedildiği, bu defa Kurumca davacının 28/10/2016 tarihli talebine istinaden 3603 prim gün sayısı üzerinden kendisine 01/11/2016 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa gereğince yaşlılık aylığı bağlanması üzerine, davacının 26/04/2016 tarihli ilk tahsis talebine istinaden 01/05/2016 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacının yurda kesin dönüş şartını 30/06/2016 tarihinde gerçekleştirdiği ve kendisine 01/07/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği değerlendirilerek, 01/07/2016 ile 01/11/2016 tarihleri arasında ödenmesi gereken aylıklar bilirkişiye hesaplattırılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemece 01/07/2016 tarihi itibariyle, davacıya yaşlılık aylığı bağlansaydı, 01/11/2016 tarihine kadar ödenmesi gereken aylıklar Kurumdan sorularak ihtilaf konusu dönemdeki davacı aylıklarının belirlenmesi ve itiraz olması halinde, bilirkişiden rapor alınarak davacının talep ettiği aylıklara ilişkin tüm çelişkilerin giderilmesi suretiyle davacının talep ettiği alacağın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.