Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8609 E. 2021/15650 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8609
KARAR NO : 2021/15650
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, bir kısım hizmet sürerlinin iptaline ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacı …’in kurumda 1047349 020 01 – 08 sicil no ile işlem gören … İnşaat ve Malzeme Pazarlama Satış ve Ltd. Şti.’ne ait işyerinde 20/12/2011 tarihinden itibaren eylemli olarak 30 gün süreyle temizlik görevlisi olarak çalıştığını, buna ilişkin tanıklarının bulunduğunu, 01/02/2012 tarihinde emeklilik şartlarına hak kazanarak, emekli olduğunu, ancak kurumun bu işyerinde geçen çalışmalarının fiili olmadığından bahisle iptal ettiğini belirterek davalı işyerinde geçen çalışmalarının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile 28/01/2015 tarihi itibariyle 48.291,45 TL borcu bulunmadığının tespitine, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin ve tahakkuk eden aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece davacının davasının kabulüne, davacının, davalı … İnşaat ve Malzeme Pazarlama Satış Limited Şirketi’ne ait işyerinde davalı kurum tarafından 29/01/2015 tarih ve 1.666651 sayılı işlemin iptali ve anılan işlemden kaynaklı olarak tahakkuk ettirilmiş bulunan 48.291,45 TL borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada müvekkili kurumun feri müdahil olarak gösterilmesi ve buna göre müvekkili kurumun yargılama giderlerinden sorumlu tutularak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkili kurumun mevzuat doğrultusunda hareket etmiş olduğundan davacı tarafın tüm iddialarının asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın iddialarını şüphe götürmez bir şekilde ispatlayamadığını, kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının bunun aksini aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, dolayısıyla davacının davasını kesin delillerle ispatlayamadığını, müvekkili kurumun davacının hizmet sürelerini iptal işlemi keyfi bir uygulama olmayıp kurum denetmenleri tarafından yapılan denetimler sonucu tutanağa bağlanan raporlara istinaden gerçekleştiğini, dava konusu olayla ilgili müvekkili kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, düzeltilmesini gerektirecek bir husus bulunmadığını belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.
Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında eldeki dosya incelendiğinde, mahkemece yapılan inceleme araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı Kurum tarafından iptal edilen sürelerde …Seramik işyerinde fiilen hizmet akdi ile çalıştığı iddiasıyla ….’ne karşı dava açmış ise de, kurum denetmeni tarafından düzenlenen 14.01.2015 tarihli raporda, yapılan yerel denetim ile şirketin son adresi olan …adresinde … İnşaat Malz. Taah. Turizm Tekstil San. Tic. Ltd. Şti-Hitit Seramik’in faaliyet göstermekte olduğunun tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında, davacının çalıştığını iddia ettiği
… Seramik işyerinin hangi şirkete ait işyeri olduğu açıklığa kavuşturulmalı, davalı şirket dışında başka kişi/kişilere ait olduğu anlaşılırsa hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle davaya dahil edilerek delilleri sorularak toplandıktan sonra, davacının fiilen çalıştığına dair tespit ve kesilen aylığının yeniden bağlanması talebine ilişkin uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.