YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/863
KARAR NO : 2021/13367
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
adına Av. ……
İlk Derece
Mahkemesi : … 4. İş Mahkemesi
No : 2020/88-2020/2
Dava, tarım bağkur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacının 01.02.2002-31.12.2013 yılları arasında tarım bağkur sigortalılığının tespitini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum denetmeni tarafından 19/07/2016 tarih ve 2016/HA/88 sayılı rapor bulunduğunu, davacı ile aynı isimde 9 kişinin aynı fabrikaya süt teslim ettiğini, davacının kanıtlayıcı belgesi olmadığını, bu sebeple 2002-2013 yılları arasında davacnın tarım sigortalılığının yapılamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, 01/02/2002 tarihi ile 31/12/2013 tarihleri arasında davacının tarım Bağ-Kur’luluğunun tespitine,
Aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, dair hüküm tesis etmiştir.
B-BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesince, Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun hukuk muhakemeleri kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar vermiştir..
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı … vekili kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca, 01.10.2008 tarihi öncesi isteme ilişkin davanın yasal dayanağı mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10. ve 01.10.2008 tarihi sonrası isteme ilişkin davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleridir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca; “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanun’un 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Yine aynı Kanun’un 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.
Somut olayda; mahkemece, gerekçesinde; ilk tevkifat kesintisinin yapıldığı 01/01/2002 tarihi takip eden ay başından yani 01/02/2002 tarihinden itibaren davacının tarım sigortasına kayıt ve tescilinin yapılması gerekeceği Ketaş A.Ş tarafından 2003 temmuz ayında son tevkifat yapıldığından davacının tarım sigortalılığının 31/12/2013 tarihine kadar devam edeceği sonucuna varılmıştır, ‘ şeklinde belirtilerek 2003 ve 2013 tarihleri yönünden çelişkili oluşturulmuş, ve gerekçede bu şekilde belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında; 01/02/2002 tarihi ile 31/12/2013 tarihleri için davanın kabulüne karar verilerek davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine şeklinde hüküm kurulması nedeniyle hüküm ile gerekçe arasında ve hükmün kendi içerisinde çelişki oluşturulmuştur.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.