YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/901
KARAR NO : 2021/6391
KARAR TARİHİ : 17.05.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No : 2019/3014-2020/801
İlk Derece
Mahkemesi : … 3. İş Mahkemesi
No : 2019/134-2019/300
Dava, davacının 05.03.1986 tarihinde 1 günlük çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; davacının 05/03/1986 tarihinde 23841 6925 51 07 nolu … Ziraat Aletleri ünvanlı iş yerinde bir süre çalıştığını, kurum tarafından kendisine 05.03.1986 tarihli işe giriş bildirgesi verildiğini, ancak primlerinin yatırılmadığından sigortalı hizmetlerinin dökümanlarda gözükmediğini dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, bu nedenlerle davacının 2 3841 6925.5107 nolu … Ziraat Aletleri iş yerinde 05/03/1986 tarihinde bir gün müddetle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, davacının çalıştığının ispat edilmesini, işyerinin faal olup olmadığını, çalışmaların varsa gerçek olup olmadığının detaylıca araştırılarak tereddüte mahal bırakılmamasını, hukuktan yoksun davanı reddine karar verilmesini talep etmiştir .
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kabulüne, davacının 6925.51 sicil nolu … Ziraat Aletleri işyerinde günün asgari ücreti ile 05/03/1986 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine dayalı işçi olarak çalıştığının tespitine, karar verildi.
B- BAM KARARI
Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verildi.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekilince; mahkemece müvekkili kurum yönünden husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının talebinin hak düşürücü süreye uğradığı, bu yönden de davanın reddinin gerektiği, mahkemece kamu düzenine ilişkin iş bu davada uyuşmazlığın hiçbir kuşku ve tereddüde mahal kalmayacak şekilde araştırılması ve kanıtlanması gerektiği, 6552 sayılı Yasanın 64. maddesi gereğince, Sosyal Güvenlik Kurumunun hizmet tespiti davalarında fer’i müdahil konumuna getirildiği, bu nedenle yargılama ve vekalet ücreti yönünden kurumları aleyhine karar verilmemesi gerektiği belirtilerek, kararın bozulması talep edilmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
Davanın yasal dayanağını, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesi teşkil etmektedir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 05.09.1972 doğumlu olduğu, 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında ilk sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihin 01.01.1994 olduğu, davacının 18.05.2017 tarihinde, 05.03.1986 tarihindeki 1 günlük çalışmasının sigorta cetveline tescili talebiyle kuruma başvurduğu ve kurumun bu başvuruyu 29.05.2017 tarihli cevabı yazısı ile reddettiği, davacının Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı çıraklık sözleşmesini 02.03.1987 tarihinde imzaladığı, çırak öğrenci olarak kaydının yapıldığı, bu tarihten sonra çırak olarak mesleğini yürüttüğü, davacının 01.06.1989 tarihinde kalfalık belgesini aldığı, davacının sigortalı dosyasında mevcut olan 05.03.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma 18.03.1986 tarih 48159 varide no ile intikal ettiği, 05.03.1986 tarihli, davacı …’a yönelik verilen işe giriş bildirgesinin 1986 yılı serilerinden olduğu, işe giriş bildirgesinde, 05.03.1986 tarihinde işe başladığı belirtilen dava dışı 6925.51 sicil nolu … Ziraat Aletleri unvanlı iş yerinin 07.04.1969 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 31.12.1995 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı, dava konusu dönemde bordronun verilmediğinin bildirildiği, mahkemece dosya kapsamında dinlenen ve beyanına itibar edilen davacı tanığı …’nun ise, … 3. İş Mahkemesinin 2018/224 Esas, 2020/524 Karar sayılı dosyasına kayden, 01.03.1986 tarihinde, dava dışı 6925.51 sicil nolu … Ziraat Aletleri unvanlı işverenlik nezdinde çalıştığının tespiti amacıyla açtığı davanın, derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, sigortalılığın tespitine ilişkin eldeki davanın kamu düzenine ilişkin olduğu ve resen araştırmayı gerektirdiği gözetilerek, davacının, işe giriş bildirgesinde belirtilen tarihte, anılan işyerinde fiili ve gerçek çalışmasının bulunup-bulunmadığı, dava dışı iş yeri ile komşu işyerlerinin işveren ve çalışanları tespit edilmek suretiyle belirlenmeli, mahkemece komşu işverenler nezdinde çalıştığı tespit edilen bordro tanıklardan kanaat oluşturmaya yetecek miktarda tanık dinlenmeli, tüm deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.