Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/9328 E. 2022/287 K. 12.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9328
KARAR NO : 2022/287
KARAR TARİHİ : 12.01.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2020/63-2021/69

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ile davalılardan Protem Metal Çatı ve Cephe Sis.İm. İnş.Müh.San.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamımızda sonuç olarak, “…davalılardan …’ın aynı olay nedeniyle yargılandığı ceza davasında, tali kusurlu olduğuna karar verilerek hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği (Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2012 tarih ve 2011/19-639 Esas, 2012/30 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kesin bir mahkûmiyet anlamında bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir.) anlaşılmakla, ceza dava dosyası içeriği de gözetilmek kaydıyla, davalılardan …’ın işveren vekili olup olmadığı netleştirilmeli, olmadığına kanaat getirilmesi durumunda, 3. kişi sıfatıyla kusurunu irdeleyen rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. …” hususları belirtilmiştir.
Bozma sonrası alınan kusur raporunda, davalı …’ın işveren vekili olduğu, davalı şirketin (ortakları ve iş güvenliği sorumlusunun kusurlu davranışlarından hareketle) asli kusurlu olup, kusur oranının %80 oranında olduğu ve davalı …’ın işveren vekili pozisyonunda oluşu dikkate alınarak kusur dağılımı yapıldığının belirtilmesi üzerine, mahkemece, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, davalı … yönünden ise kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hükmün eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.
506 sayılı Kanun 4. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasında 2 nci maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler “İşveren” dir.İşveren nam ve hesabına işin yönetimi görevini yapan kimseler “İşveren vekili” dir.Bu kanunda geçen işveren deyimi işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı aynen işveren gibi sorumlu” olduğu şeklinde düzenlendiği aynı şekilde 5510 sayılı Kanunun 12. maddesi, “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işverendir. İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren vekilidir. Bu Kanunda geçen işveren deyimi, işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” hükmüne amirdir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, her ne kadar kusur dağılımı yukarıdaki şekilde yapılmış ve davalı …’in işveren vekili olarak kabul edilmesinin nedeni olarak şirket ortaklarının beyanlarına dayanılmış ise de, davalı …’in işveren vekili olup olmadığının daha detaylı araştırılması gerektiğinden, taraflar arasında yazılı bir talimatlandırma olup olmadığı, ilgilinin şirketi temsil kabiliyetinin bulunup bulunmadığı ile ceza dava dosyasındaki ifadeler hep birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Yine, davalı … yönünden İSG tedbirlerini alma ve uygulama işlerini bizatihi yürüttüğünden bahsedildiği halde ayrıca kusurunun bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirme yapılmaması ile işveren vekili ile işverenin müşterek müteselsil sorumluluğunun işbu dosya kapsamında tartışılmaması yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekili ile davalılardan Protem Metal Çatı ve Cephe Sis.İm.İnş.Müh.San.Tic.Ltd.Şti vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 12.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.