Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10486 E. 2023/13097 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10486
KARAR NO : 2023/13097
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1884 E., 2022/174 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 31. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/988 E., 2020/195 K.

Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait Türk Bayraklı M/T Tibil adlı kimyasal madde taşımacılığı yapan tanker gemide “ Kamarot” olarak çalıştığını, Tuzla’da 20.01.2014’de patlama meydana geldiğini, ölüm tehlikesi atlattığını, ruh sağlığının bozulduğunu, tedavisinin halen devam etiğini, kazada iş arkadaşının öldüğünü, kazayla ilgili … Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinde 2014/283 Esas sayılı ceza davası açıldığını, iddianamede kazadan 1 gün önce Yalova’da ACN isimli yanıcı kimyasal madde boşaltıldığı halde tankların tamamen temizlenmediğini, buna rağmen işveren tarafından kaynak yapılması talimatı verildiğini, kaynak sonucu gazın alev almasıyla kaza meydana geldiğini, davalı şirketin %100 kusurlu olduğunu, kaza sonucunda davacının 05.02.2014 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, 03.04.2014’te tekrar iş başı yaptığını, 25 günlük ücretten yoksun kaldığını, tedavi giderlerinin genel sağlık sigortasından karşılandığını, kaza sonucunda davacının ruh sağlığının bozulduğunu iddia ederek maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maddi tazminat taleplerinin yersiz olduğunu, davacının 24.06.2013 tarihinde gemi adamı iş sözleşmesi kapsamında “Kamarot” olarak çalışmaya başladığını, ücretinin 358.46-USD olduğunu, sözleşmenin belirli süreli olduğunu, 6 aylık düzenlendiğini, operasyonda şartların varlığı halinde 2 ay sözleşmenin uzatılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 16 ncı maddesinde geminin zayi olması veya en az 1 ay kesintisiz atıl katması halinde iş sözleşmesinin feshedilebileceğinin hüküm altına alındığını, 20.01.2014 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında geminin hurdaya çıktığını, davacının iş sözleşmesinin bu nedenle sözleşmeye uygun olarak feshedildiğini, Deniz İş Kanunu m. 14 uyarınca geminin herhangi bir nedenle 30 günden fazla seferden kaldırılması halinde hizmet akdinin feshedilebileceğine dair düzenleme bulunduğunu, geminin kayba uğraması halinde hizmet akdinin kendiliğinden bozulacağını, geminin hurdaya ayrıldığının 21.02.2014 tarihinde kesinleştiğini, bu tarihe kadar davacının ödemelerinin yapıldığını, davacının 03.03.2014 tarihinde davalı şirketin başka bir gemisinde çalışmaya başladığını, davacının bu şartlarla 25 günlük süre yönünden maddi tazminat talep edemeyeceğini, manevi tazminat bakımından uğranılan zararın ispat edilemediğini, ceza davasındaki kusur tespitinin hukuk yargılamasını bağlamadığını, davalı şirketin mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “davacının çalıştığı geminin kullanılmayacak hale geldiği tarafların kabulünde olduğundan ayrıca bu hususta bir araştırmaya girmeden davacının iş akdinin haklı nedenle son bulduğu anlaşıldığından ,davacının maddi tazminat talebi de ücrete ilişkin olduğundan ve fakat iş akdinin feshinden sonra ücret ödeme yükümlülüğünün sona erdiği nazara alındığında davacının maddi tazminat adı altındaki ücret talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan yaşanan olayın vehameti ve davacının çalışma arkadaşlarından bir tanesinin kazada hayatını kaybetmiş olması nedeniyle duyduğu üzüntü ve kaygının hayatın olağan akışına uygun olması nedeniyle ve dinlenen tanıkların beyanlarından davacının üzüntü yaşadığının anlaşılmış olması açık olup bu yönün aksine davalı tarafın davacının çalışmaya devam ettiğine dair savunmasına ülkenin ekonomik koşulları ve çalışma gerekliliği nazara alınarak itibar edilmemiş ve davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir…” gerekçesiyle
“1-Davacının maddi tazminat talebinin reddine ,
2-5000,00 USD manevi tazminatın olay tarihi 20.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine ,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile işverenin kusurlu olduğunu, müvekkilinin 25 günlük gelir kaybının olduğunu, kaza sonucunda çalıştırılmayan süre nedeniyle yoksun kalınan zarar karşılığı maddi tazminatın talep edildiğini, yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini, manevi tazminatın da az olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dosya kapsamı, olayın oluş şekli ve tanık anlatımlarının soyut olması karşısında davacının maddi tazminata ve manevi tazminata hak kazanamayacağı, bu nedenle davacının maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği yolundaki istinafının yerinde olmadığı, davalının manevi tazminatın reddi gerektiği yönündeki istinafının yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; maddi tazminat verilmesi gerektiğini, kesinliğe tabi olmadığını, manevi tazminatın tanık beyanları nazarında verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’un 4 ncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.