Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11084 E. 2023/7891 K. 13.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11084
KARAR NO : 2023/7891
KARAR TARİHİ : 13.07.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2572 E., 2022/1364 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/41 E., 2020/173 K.

Taraflar arasındaki aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması, borç bildirim belgesindeki borcun iptaline ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, “davalı Kurum tarafından müvekkiline gönderilen 01.09.2015 tarihli, 4486814 sayılı yazıda; “…Müdürlüklerince 4.10.2013 tarihli emeklilik müracaatı üzerine 01.11.2013 tarihinden geçerli olmak üzere 2/5780846 tahsis numarasıyla tarafına yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak, 01.10.2012 tarihli denetmen raporuna istinaden 2012/2-3-4-5-6-7-8-9 ve 2013/5-6-8 aylarda geçen çalışmalarının iptal edildiği, buna göre, toplam hizmet süresinin 5030 güne düştüğü, 5150 prim ödeme gün sayısı olmadığından aylığının iptal edilmiştir” denilerek, yaşlılık aylığının iptal edilip, 05.11.2015 tarihli, 15513845 sayılı borç bildirim belgesi ile ödenen aylıkların geri istendiğini, öncelikle, müvekkilinin davalı Kurum müfettişleri tarafından yapılan 01.10.2012 tarihli denetim raporundan bilgisinin bulunmadığı gibi, emeklilik talep tarihinin de söz konusu raporun düzenlendiği tarihten bir yıl sonra 04.10.2013 tarihi olduğunu, müvekkilinin inşaat sıva ustası olup çalışmalarının da sürekli olarak inşaatlarda ve şantiyelerde geçtiğini, SGK girişlerinin işverenler tarafından bilgisayar ortamında yapıldığından ve müvekkilinin sürekli olarak şantiyelerde çalıştığından, işverenin şahıs mı yoksa şirket mi olduğunu, SGK kaydında hangi işyerinde çalıştığını bilmediğini, kaldı ki, hiçbir çalışanın da işveren tarafından Kuruma bildirilen işe giriş-çıkış bildirgeleri ve prim ödeme belgelerinin sahte olup olmadığı bilme ve denetleme imkanının da olmadığı gibi, müvekkilinin hizmet sürelerinin tamamının da fiili çalışmasına dayanmakta olup, davalı Kurum tarafından yapılan emeklilik işleminin iptalinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin üçüncü şahıslar kusurlu eylemi ile SGK kayıtlarında usulsüzlük yapmışlarsa bile, bu usulsüz işlemden sorumlu tutulamayacağını, ayrıca, davalı Kurum müfettişleri tarafından düzenlenen 01.10.2012 tarihli denetmen raporunun da taraflarına tebliğ edilmediğini, bu konuda müvekkilinin davalı Kurumca yapılan emeklilik işleminin iptali hakkında Kuruma verdiği 26.11.2015 tarihli, 16.553.913 sayılı itiraz dilekçesinin Kurumca 14.01.2016 tarih, 274737 sayılı cevabi yazıyla reddedildiğini” iddia ile, davalı Kurumun 01.9.2015 tarih ve 80795669/917154128/Nur220505/4486814 sayılı aylık kesilmesi (iptali) yönündeki işleminin iptali ile müvekkilinin iptal edilen yaşlılık aylığının yeniden tahsisine ve müvekkiline gönderilen 05.11.2015 tarihli, 15513845 sayılı borç bildirim belgesinde yazılı borcun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, “Müvekkili Kurumdan 2/5780846 tahsis numarasıyla aylık almakta olan davacının 01.10.2012 tarihli denetmen raporuna istinaden, 2012/2-9, 2013/5,6,8 aylarına ilişkin çalışmalarının iptal edilerek, haksız olarak yararlandığı aylıkları yersiz ödeme olarak çıkartılarak borç tahakkuk ettirildiğini, Kurum müfettişlerince de tespiti yapıldığı üzere davacı adına gerçekleştirilen hizmet sürelerinin iptali ve borç tahakkuk ettirilmesi işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını” ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetmen raporları, vergi kayıtları, ticaret sicil kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak 47239230662 ve 10301743 s.s. numaralı davacı …’in; dahili davalı …Medikal Elek. İnş. Taah. Nak. Orm. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait 1449478.35 sicil sayılı işyerinden 2013/2.ayda bildirilen çalışmaları ile yaşlılık aylığının iptaline konu FSP Turizm ve Yatırım A.Ş.’ne ait 1135089.07 sicil sayılı işyerinden 2012/2-3.aylarda, …Enerji Müh. Hiz. İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti.’ne ait 1176194.07 sicil sayılı işyerinden 2012/4-5-6.aylarda, …’na ait 1131374.07 sicil sayılı işyerinden 2012/7-8-9. aylarda, …İçecek Tem. Tur. Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait 1183262.07 sicil sayılı işyerinden 2013/5-6.aylarda, …a ait 1453615.35 sicil sayılı işyerinden 2013/8.ayda bildirilen çalışmalarının gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanmadığından ve 01.11.2013 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun’un 4759 sayılı Kanun ile değişik Geçici 81/B-d maddesinde öngörülen en az 5150 gün M.Y.Ö. sigortaları primi ödeme koşulunu yerine getiremediğinden, davalı Kurumun 01.09.2015 tarih ve 80795669/917154128/Nur220505/4486814 sayılı aylık kesilmesi (iptali) yönündeki işleminin iptali ile iptal edilen yaşlılık aylığının yeniden tahsisine ve 05.11.2015 tarihli, 15513845 sayılı borç bildirim belgesinde yazılı borcun iptaline karar verilmesine dair taleplerinin benimsenmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, inşaat ve tekstil sektöründe elden ödeme sistemi geçerli olduğunu, banka kanalıyla ücret ödemelerinin yapılmadığını, çalışanların ücretlerini ustabaşı veya dayıbaşı gibi kişilerden aldıklarını, işverenlerini dahi bilmediklerini, bu fiili durum nedeniyle denetmen raporlarının aksinin yazılı delille ispat edilmesinin mümkün olmadığını, hukuki güvenilirlik ve orantılılık ilkesi uyarınca, sahte olduğu belirlenen işyerinden sigortalılığın, inşaatlarda çalışan müvekkiline maledilip, uzun süre almış olduğu emekli aylığının iptal edilmesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin borçlanma yapabilecek süresinin bulunmadığını, işverenlerin muvazaalarının, Kurumun zamanında ve etkin bir denetim yapmak suretiyle müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanmadan tespit etmesi gerektiğini, müvekkilinin yaşı ve sağlık durumu nedeniyle yeniden çalışmasının mümkün bulunmadığını beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, yaşlılık aylığının iptaline neden olan …Medikal Elek. İnş Taah Nak. Orm. Ür. San. Tic. Ltd. Şti. adına tescilli 1449478,35 sicil sayılı ve FSP Tur. ve Yatırım A.Ş. & Avotek Elektrik elektronik Müh Hiz. Tic. San. Ltd. Şti. adına kayıtlı 1135089,07 sicil sayılı işyerlerindeki çalışmaların sahte olduğu gerekçesi ile iptal edilmesi kanaati içeren denetmen raporlarının yanı sıra yaşlılık aylığı iptal olduktan sonra, davacının, yukarıda belirtilen diğer işyerlerindeki çalışmalarının iptal edilmesine ilişkin denetmen raporları ile dosya kapsamında dinlenen tanıkların iptal edilen işyerlerinde çalışmaları olmadığına ilişkin beyanları, öte yandan, yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde, davacının, inşaatlarda sıva ustası olarak çalıştığına ilişkin beyanı dışında, çalıştığı işyerlerine ve işverenlere ilişkin somut beyan ve deliller sunmadığı, öte yandan, çalışmaların iptal edildiği işyerlerinin mahiyetlerinin genel olarak inşaat işine ilişkin olmadığı değerlendirildiğinde, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 üncü maddesinde, taraf ve dava ehliyetine sahip olunması, dava şartı olarak düzenlenmiş ise de; anılan Kanun’un tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124/3 üncü maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan ve ya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği belirtilmiştir.

2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

3. Değerlendirme
1.Eldeki davada, aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve aylığın iptali nedeniyle Kurum tarafından bildirilen borcun iptali talep edilmiş olup Mahkemece çalışmaların gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma eksik araştırmaya dayalıdır.

Davacının yaşlılık aylığının Kurum denetimi sonrasında 2012/2-9, 2013/5, 6, 8 aylarına ilişkin hizmetlerinin fiili ve gerçek olmaması nedeniyle iptali ve aylığının kesilmesi neticesinde aylığının geri alınmasına yönelik işlemin iptali ile ilgili olarak açılan davada, işyerlerinin sahte olduğu tespiti yapılarak denetmen raporları düzenlenilmiş olmakla birlikte, davanın niteliği bakımından resen araştırma yapılarak Mahkemece; davacının çalışmalarının fiili olup olmadığının tespitine yönelik olarak tek tek tüm işyerleri için araştırma yapılarak bu işyerlerine ait dönem bordroları celbedilmeli, bordro tanıkları tespit edilerek dinlenilmeli, bu işyerlerine ait şahsi sicil dosyaları, puantaj kayıtları celbedilmeli, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmeli ve sonucuna göre yaşlılık aylığı bağlanma şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.