YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12188
KARAR NO : 2023/392
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2110 E., 2022/1771 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/462 E., 2022/214 K.
Taraflar arasındaki tarım bağkur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı Kurum yönünden kabulüne, dahili davalı … yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının tüm yaşamı borunca … Mahallesinde ikamet ettiğini, süt üreticiliği yaptığını, S.S… Nazilli ve çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne teslim ettiği ürünler nedeniyle adına 5 adet müstahil makbuzu düzenlendiğini, 05.12.2019 tarihinde Nazilli Sosyal Güvenlik Merkezi’ne başvuruda bulunduğunu, Kurum tarafından 2000-2001-2002-2003-2004 dönemlerine ilişkin … firmasına ait tevkifat bildirim listelerindeki kişi bilgileri ile uyumsuzluk olduğunu, süt satan kişinin … olduğunu ve tevkifatın yüklenmediğini beyanla talebinin reddedildiğini belirterek 2000-2001-2002-2003-2004 yılları arasındaki hizmetlerinin ve bu tarihler arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği 2000-2004 tarihleri arası için talebinin 5 yıllık hak düşürücü zaman aşımı süresi içinde istenilmesi gerektiğini, bu sürenin geçtiğini, kurum kayıtlarında 2000-2004 yıllarına ait olarak … tarafından verilen tevkifat listelerindeki kişi bilgileri uyumsuz olduğu için bu talebinin kabul edilmediğini, davacının kimlik bilgileri ile … firmasının hem müstahsil makbuzlarındaki bilgiler ve hem de tevkifat liste bilgilerini çelişkili olduğunu, bu çelişki giderilmeden davacının talebinin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca davacı, kurum kayıtlarının aksini, tanık beyanlarının dışında resmi ve yazılı belgelerle, iş yeri kayıtları, fatura, makbuz gibi belgelerle ve titizlikle yapılacak zabıta araştırmaları marifetiyle ispatlaması gerektiğini beyanla davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-Davalı SGK Başkanlığı hakkındaki davanın kabulüne,
Dava konusu 27275 seri A sıra nolu 30.06.2000 tarih, 48299 seri A sıra nolu 31.10.2001 tarihli, 24078 seri A sıra nolu 31.08.2002 tarihli, 153580 seri A sıra nolu 31.03.2003 tarihli ve 45553 seri A sıra nolu 30.11.2004 tarihli müstahsil makbuzundaki üreticinin … TC Kimlik numaralı davacı … olduğunun tespitine,
Davacının 01.07.2000 tarih ve 31.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitine,
2- Davalı … hakkındaki davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, tanıkların net, şüpheden uzak bir anlatım yapmadığını, davacının iddiasının açıklanamadığını, mahkemece yaptırılan araştırmada ve nüfus kayıtlarında başkaca … isimli kişilerin de olduğunun tespit edildiğini fakat dava konusu makbuzlarla ilgilerinin bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmadığını, … firmasının davaya, dahili davalı olarak dahil edilmesi gerektiğini, kurum tarafından yapılan hatalı bir işlem olmadığını, kurumun yargılama giderinden sorumlu tutulmasının yanlış olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Nazilli İş Mahkemesinden verilen 05.07.2022 tarih, 2021/462 Esas ve 2022/214 Karar sayılı kararının kaldırılmasına yönelik davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı yasanın 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2000-2004 arası dönemlerde, dava dışı S.S … Nazilli ve çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne ürün tesliminden kaynaklı, … adına kesilen tevkifatın davacıya ait olduğunun tespiti ile anılan dönemde davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 inci maddesinde yer alan “Bu Kanun’un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.” hükmü uyarınca, mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 6, 9 ve 10 uncu maddeleridir.
2-2926 sayılı Kanun’un 2 inci maddesinde, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin b bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların, tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
3-Kanun’un 3 üncü maddesinin b bendinde “Tarımsal faaliyette bulunanlar: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar” olarak tanımlanmıştır.
4-2926 sayılı Kanun’un 2 ve 3 üncü maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlar yönünden tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut davada mahkemece davacının 01.07.2000-31.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun uyarınca sigortalı olduğunun tespitine karar verildiği, ancak dosya kapsamına göre davacının 31.10.2002 tarihinde başlayan ve 31.12.2006 tarihi itibariyle devam eden 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı bulunduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir.
3. 2926 sayılı Kanunun 2 inci maddesi kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlayabilmesi için diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında sigortalılığın bulunmaması gerekmekte olup, buna göre mahkemenin 31.10.2002 tarihine kadar davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının kabulü yerinde ise de; davacının esnaf Bağ-Kur hizmetinin bulunduğu 31.10.2002-31.12.2004 tarihleri arasındaki süre yönünden çakışan sigortalılık durumu irdelenerek, varılacak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…