Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12746 E. 2023/592 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12746
KARAR NO : 2023/592
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1358 E., 2022/1434 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/373 E., 2021/126 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı kurum kayıtlarında 2401013004441 sigorta sicil numarası ile 4/a sigortalısı, 1248548136 Bağ-Kur numarası ile (4/b) sigortalısı olduğunu, 2006 yılından 235 gün, 2007 yılından 180 gün, 2008 yılından 360 gün, 2009 yılından 360 gün, 2010 yılından 360 gün sigortalı çalışmasının önceden başlayan Bağ-Kur sigortalılığı nedeniyle iptal edildiğini, iptal edilen 4/a sigortalılık sürelerinin Bağ-Kur sigortalılığının 31.03.2006 tarihinden sonrasına ilişkin kısmının askıya alınmış olması nedeniyle ihyasını teminen davalı kuruma yapılan müracaatına olumlu cevap verilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının 2006 yılından 235 gün, 2007 yılından 180 gün, 2008 yılından 360 gün, 2009 yılından 360 gün, 2010 yılından 360 gün olan ve Bağ-Kur sigortalılığı ile çakışması nedeniyle iptal edilen 4/a sigortalılık sürelerinin, Bağ-Kur (4/b) sigortalılığının askıya alınmış olması nedeniyle geçerliliğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir..

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 4-a ve 4-b hizmetlerinde çakışma olduğundan dolayı 2013/11 sayılı genelge gereğince önce başlayan sigortalılığın esas alındığını, bu nedenle davacının 4-a sigortalılıklarının iptal edilerek 4b sigortalılıklarına öncelik tanındığını, davacı adına işveren tarafından yatırılan primlerin davacının 4-b (Bağ-Kur) borcuna aktarıldığını, ancak davacının işvereni tarafından ödenmeyen prim borçları da bulunduğundan, davacının 4-a’ya tabi tüm çalışmalarına dair primlerin Bağ-Kur borcuna mahsup edilemediğini, davacının 4-b çalışmalarına ilişkin borcu olduğundan dolayı 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince 4-b sürelerinin askıya alındığını, Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İstinaf kaldırma kararı sonrası, bozma ilamı doğrultusunda, Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılarak, davacının 26.01.2001 tarihinde başlayan sigortalılığına ilişkin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında sigortalılığından dolayı Bağ-Kur sigortalılığına aktarılan primler dahil edilmeden, 5510 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesine göre sigortalılığının durdurulması gereken tarihin bildirilmesi istenmiş, Kurumun cevabi yazısında; 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında sigortalılığından dolayı Bağ-Kur sigortalılığına aktarılan primler dahil edilmeden, 5510 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesine göre sigortalılığının durdurulması gereken tarihin 30.06.2005 olduğunun bildirildiği, davacının 23.03.2006-08.07.2012 tarihleri arasında 4/1.a (SSK’lı) kapsamında geçen 2037 günlük prim ödeme gün sayısının, 4/1.b (Bağ-Kur) kapsamında geçen hizmetleriyle çakışması söz konusu olamayacağından, 23.03.2006-08.07.2012 tarihleri arasında 4/1.a (SSK’lı) kapsamında geçen 2037 günlük prim ödeme gün sayısının iptal edilmesine ve 4/1.a sigorta primlerinin 4/1.b kapsamına aktarılmasına ilişkin davalı kurum işlemlerinin yasal mevzuata aykırı ve hatalı olduğu anlaşıldığından iptal edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış, taleple bağlı kalınarak ve bozma ilamı değerlendirilmek suretiyle, davanın kabulü ile; davacı …’ın 2006 yılından 235 gün, 2007 yılından 180 gün, 2008 yılından 360 gün, 2009 yılından 360 gün, 2010 yılından 360 gün olmak üzere toplam 1495 gün 4/a sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davacının 4/a ve 4/b sigortalılıklarının çakıştığını, söz konusu çakışma nedeniyle 4/a sigortalılığının iptal edilerek, yatırılan primlerinin 4/b sigortalılığına aktarıldığını, Kurum işlemlerinin doğru olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle, ortadan kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan araştırmaya göre, davacının Bağ-Kur sigortalılığının 26.01.2001 tarihinde başladığını göz önünde bulundurarak iptal edilen 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamındaki sigortalılığından dolayı Bağ-Kur sigortalılığına aktarılan primler dahil edilmeden 5510 sayılı Kanun’un geçici 63 üncü maddesine göre sigortalılığının durdurulması gereken tarihin 30.05.2006 tarihi olduğu, 23.03.2006-08.07.2012 tarihleri arasında 4/1.a (SSK’lı) kapsamında geçen 2037 günlük prim ödeme gün sayısının, 4/1.b (Bağ-Kur) kapsamında geçen hizmetleriyle çakışmasının söz konusu olmadığı, kurum işleminin hatalı olduğu anlaşılmakla kurumun işleminin iptaline yönelik mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çakışan sigortalılık nedeniyle davacının 2006-2010 yılları arasındaki 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi) kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.