YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12748
KARAR NO : 2023/499
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
…
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
…
SAYISI : 2022/848 E., 2022/1179 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/412 E., 2021/838 K.
Taraflar arasındaki 01.05.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması ve yersiz aylık borcunun olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkiline 01.11.2010 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının, aylığa esas 24.09.2009-30.07.2010 tarihleri arasındaki 307 gün 4/1-a kapsamındaki bildirimlerin fiili çalışma olmadığından bahisle iptali sonucu 01.11.2010-19.12.2017 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkin Kurum işleminin iptal ile, özellikle 2013 öncesi döneme ait yersiz aylık borcunun zamanaşımı neddeniyle iptalini, iptal edilen hizmetlere ihtiyaç olmaksızın 15 yıl sigortalılık ve 3600 gün sigortalılık süresi ile yaş şartını da sağladığı 01.05.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığından bu tarih itibariyle müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini ve bu sebeple de 01.05.2014-31.12.2017 tarih aralığında çıkarılan yersiz aylık borcunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, “…Davanın kısmen kabulüne, davacıya 01.05.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davalı Kurumun yersiz ödemeye ilişkin 23.02.2018 tarih ve 2489025 sayılı borç bildirim işlemine yönelik talebinin kısmen kabulü ile (asıl alacak+faiz) 59450,45 TL lik borcun iptaline, 56072,33 TL (asıl alacak+faiz) yönünden borcun iptaline yönelik talebin ise reddine,…” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Taraf vekilleri kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince yerel mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tahsisi ve yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.1. Davacı temyizi yönünden,
Bölge Adliye Mahkemesince kararı temyiz eden davacı vekiline, temyiz karar başvuru harcının yatırılması hususunda düzenlenen muhtıranın 26.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin sürede harcın yatırılmaması nedeniyle 07.10.2022 tarihli Ek Karar ile davacının temyiz başvurusunu yapmamış sayılmasına karar verildiği ve ek kararın 16.10.2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşıldığından, davacının 20.06.2022 tarihli temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın onanması gerekir.
2.2 Davalı Kurum temyizi yönünden ise,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ek karara karşı temyiz talebine yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli Ek Kararın ONANMASINA,
Davalı Kurum vekilinin temyiz talebine yönelik olarak temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…