Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12773 E. 2023/12403 K. 05.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12773
KARAR NO : 2023/12403
KARAR TARİHİ : 05.12.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/150 E., 2022/636 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi kazazede sigortalının 02.05.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini beyanla maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik ve yetki itirazında bulunduklarını, davanın … Gümrükleme ve Depoculuk A.Ş.’ye, … Lojistik A.Ş.’ye ihbarını talep ettiklerini, maktulün müvekkil firmanın sigortalı çalışanı olmadığını, bu yüzden müvekkil firmaya husumet yöneltilemez olduğunu, meydana gelen kazada müvekkil firmaya kusur yüklenemez olduğunu, maddi ve manevi tazminat için talep edilen ücretlerin de çok fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2014/239 Esas, 2019/169 Karar sayılı kararıyla davacı taraf muris …’in 02.05.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle davalı … Enerji Madeni İnş. İşleri Türk A.Ş. aleyhine maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş ise de; tüm dosya kapsamından ve aldırılan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere iş kazasının meydana gelmesinde davalı şirketin ve ihbar olunanların herhangi bir kusununun bulunmadığı, muris …’in ise kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu bulunduğu anlaşıldığından tazminat hukukunun sebepsiz zenginlemeye sebebiyet vermemesi gerektiği ilkesi de dikkate alınarak; davalı şirket yönünden davacının talep etmiş olduğu; maddi ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2020 tarihli ve 2019/3835 E- 2020/854 K
sayılı kararıyla; Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/304 E. 2015/287 K. sayılı dosyası kapsamında maktul (davacıların murisi) …’in ölümü nedeniyle taksirle adam öldürme suçundan yargılamanın yapıldığı; işbu yargılama sırasında ceza dosyası kapsamına alınan 24.02.2015 tarihli kusur raporunda; sanıklar … ile … herhangi bir kusur atfedilemeyeceğinden dosya kapsamında sanıkların CMK’nın 223/2-C maddeleri gereğince beraatlerine karar verildiği, SGK soruşturmasında vefat eden işçinin yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, iş güvenliği alanında uzman heyet raporuna göre de müteveffanın hayatını kaybettiği iş kazasında davalı … Enerji ve Madeni İnşaat İşleri Türk A.Ş. ile ihbar olunanlar … Lojistik A.Ş. ve … Gümrükleme ve Depoculuk A.Ş.’nin kusurunun olmadığı, muris …’in %100 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği, kusur raporları arasında çelişkinin bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairemizin 09.11.2021 tarih ve 2020/8483 E- 2021/13753 K sayılı ilamıyla; davacılar murisi …’in, davalı … Enerji Madeni İnşaat İşleri Türk A.Ş’ den galvanizli demir direk aksamlarını alarak -bu firmanın nakliye işlerini yapan … Lojistik A.Ş adına – … Enerji Madeni İnşaat İşleri Türk A.Ş nin, …sahasından kiralamış olduğu sahaya indirilmek üzere, …nin genel sahasına getirdiği, yük boşaltma işini gerçekleştirdiği, o sırada diğer çalışanlarca duyulan bir ses üzerine olay yerine gidildiğinde 80 FS 263 plakalı TIR’ın dorsesinin iki kapağının açık, dorse üzerine yüklü malzemelerden bazılarının yere dökülmüş vaziyette ve …’in de başından yaralı olduğunun görüldüğü, kazadan bir gün sonra da hastanede vefat ettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu raporunda meydana gelen olayın iş kazası olduğunun bildirildiği, Mahkemece alınan 07.12.2018 tarihli raporda davalı … Enerji ve Madeni İnşaat İşleri Türk A.Ş. ile ihbar olunanlar … Lojistik A.Ş. ve … Gümrükleme ve Depoculuk A.Ş.’nin kusurunun olmadığı, muris …’in %100 kusurlu olduğunun belirtildiği ve bu raporun hükme esas alındığı ancak anılan raporda taraflar ve ihbar olunanlar arasındaki sözleşmelerin irdelenmediği, deponun alabileceği koruma tedbirlerinin olup olmadığının tartışılmadığı, kazalının kazanın gerçekleştiği gün kaç saat çalıştığı, ne kadar süre istirahat yapması gerektiği, kazanın gerçekleştiği an itibariyle yorgun olup olmadığı, aracın teknik bakım ve kontrollerinde eksiklik olup olmadığı, yapılan işin niteliğine göre, iş ile ilgili ve işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş güvenliği Tüzüğünün ilgili maddelerine göre işverenin işyerinde alması gerekli önlemleri alıp almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, tüm bunların olaya etkisinin varlığı gibi hususların ayrıntılı incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı, Mahkemece yapılacak işin; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek – verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporunu düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, alınacak bu raporda taraflar ve ihbar olunanlar arasındaki sözleşmeleri irdeleyerek, deponun alabileceği ya da alması gereken koruma tedbirleri olup olmadığını, kazalının kazanın gerçekleştiği gün kaç saat çalıştığını, ne kadar süre istirahat yapması gerektiğini, kazanın gerçekleştiği an itibariyle yorgun olup olmadığını, aracın teknik bakım ve kontrollerinde eksiklik olup olmadığını tartışarak, tarafların alması gerekli önlemlerin neler olduğunu, bu önlemlerin alınıp alınmadığını, nedenleri ile birlikte açıklayarak, tarafların kusur oran ve aidiyetlerini belirleyerek, dosyada mevcut tüm raporlar arasındaki çelişkiyi gidererek tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını ve aidiyetlerini – tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek bir karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek
İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece bozma kararı öncesinde yapılan yargılamada müteveffanın meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olması nedeni ile açılan davanın reddine karar verildiği, verilen kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2020/8483 Esas, 2021/13753 Karar sayılı ilamı ile yeniden kusur raporu aldırılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacılar vekiline 28.04.2022 tarihli duruşmada bilirkişi delili için ilgili delil avansını yatırması hususunda kesin süre verildiği ve kesin süreye uyulmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve dosyanın mevcut hali ile değerlendirileceğinin ihtar edildiği, davacının 07.09.2022 tarihli duruşmadan önce de delil avansını yatırmadığı ve mazeret bildirdiği, ilgili delil avansının verilen kesin süre geçtikten çok sonra 13.09.2022 tarihinde yatırıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece davacı vekiline usulüne uygun şekilde kesin süre verildiği, verilen kesin sürenin sonuçlarının usulüne uygun şekilde hatırlatıldığı ancak buna rağmen ilgili delil avansının ikame edilmediği, bu nedenle artık davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, dosyanın mevcut hali ile değerlendirildiği, dosya kapsamında bulunan raporlar dikkate alındığında davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalıların bir kusurunun olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtayın son kararlarına göre verilen bu kararın hukuka aykırı olup bozulması gerektiğini, kesin sürenin usulüne uygun verilmiş olsa dahi yargılamanın uzamasına sebebiyet vermiyorsa hak kaybı yaşatmayacağını ve ayrıca ilgili delile dayanmaktan da vazgeçmiş sayılamayacağını, davanın salt delil avansı yatırılmadığından bahisle reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, kaldı ki; delil avansı yatırılmadığından bahisle, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş olsa dahi salt bu sebeple davanın reddedilemeyeceğini, delil avansının yatırılmasının dava şartı olmadığını, HMK madde 114 e bakıldığında dava şartı olarak delil avansı ile ilgili bir madde bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 324 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun’un 77 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51, 52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16,19 ve 21 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

2.Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,

3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.