Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13145 E. 2023/8819 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13145
KARAR NO : 2023/8819
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve alacak davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; SGK … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 08.05.2014 tarih ve 6936546 sayılı yazı ile tebliğ edilen asgari işçilik hesaplaması ile ilgili 118.211,48 TL sigorta primi ve 39.935,34 TL gecikme cezasına itiraz üzerine gönderilen 27.06.2014 tarihli itirazın reddi yazısının iptaline, sigorta prim borcu ile gecikme cezasının kaldırılmasına, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2014/631 Esas sayılı davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; Kurum denetmenleri tarafından düzenlenen raporda otel inşaatı yapılırken aslında inşaatta çalışmayan otel çalışanlarının inşaat işyerinden gösterildiklerinin tespit edildiğini, bunun üzerine Kurum tarafından otel çalışanlarına ait inşaat işyeri dosyasındaki SPEK düşülerek fark işçilik hesaplaması yapıldığını, çıkan fark işçilik borcu tebligatının işverene gönderildiğini, sigortalı Fatih Aral ile ilgili 296,84 TL fark SPEK tutarı da saptanmış olduğunu beyanla; Kurum zararının işveren şirketten yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“1-) Asıl dava yönünden davanın reddine,
2-) … 2. İş Mahkemesi’nin 2014/631 E – 2015/477 K sayılı dosyasındaki birleşen dava yönünden; davacı SGK’nın dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı şirket ve birleşen davada davacı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın hatalı verildiğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumun dava açmakta hukuki yararı bulunduğunu, kararın hatalı verildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı şirket ve birleşen davada davacı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı şirket vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

2. Birleşen davada davacı Kurum vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava yönünden asgari işçilik hesaplaması ile ilgili Kurum işleminin iptali ve sigorta prim borcu ile gecikme cezasının kaldırılması, borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava yönünden ise davacı Kurum tarafından ileri sürülen Kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenilen bordro ve kamu tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde asıl davada davacı şirket ve birleşen davada davacı Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.