Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13681 E. 2023/279 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13681
KARAR NO : 2023/279
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/532 E., 2021/738 K.
DAVA TARİHİ : 09.07.2012
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı kurum vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Mahkemesi kararı davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesi ile davacı kuruma bağlı … işyeri sicil no’lu …’e ait … mevkiiindeki kömür ocağı işletmesinde çalışan … sigorta sicil numaralı … ‘in iş kazası geçirdiğini, meydana gelen iş kazası sonucu sigortalıya davacı kurum tarafından 176.224,84 TL peşin sermaye değerli sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, … ‘in 25.08.2002 tarihinde davalı işverene ait işyerinde çalışırken yaralandığını, olayın 506 sayılı Kanun’un 11 inci maddesine göre iş kazası olarak tespit edildiğini, 506 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesini ileri sürme haklarının saklı tutulduğunu beyanla, davacı kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin kusur ve miktara ilişkin fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL peşin sermaye değerli gelirin, 25.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de 140.979,87 TL rücu alacağının onay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza tarihinin 25/08/2002 olduğunu, kurumun rücu hakkının zamanaşımına uğradığını, kendisine izafe edilen kusuru kabul etmediğini, kusurunun bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2014/376 E., 2015/166 K. sayılı kararı ile davalı işverenin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında; mahkemece öncelikle, olayın nasıl geliştiği hususunda ceza davasında kesinleşen karara göre maddi olguların bağlayıcı olacağından hareketle olay netleştirildikten sonra davalının ve bu arada başka dava dışı kimselerin sorumlulukları ve konumları netleştirildikten sonra, sonucuna göre davalının sorumlu olduğu tutar ile davacı kurum alacağının belirlenmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 11.12.2020 tarihli rapor ile davalı işverenin %80, sigortalının%20 oranında kusurlu olduğu tespiti yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, kaçınılmazlığın 5/8 oranında olduğunu ve olayı engelleyemeyeceğini, hesabın hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Dava, 25.08.2002 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelirden oluşan kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26 ıncı maddesidir.

506 sayılı Kanunun 26 ıncı maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile davalının Kurumun rücu alacağından sorumluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.

3. Kusur raporlarının, 506 sayılı Kanun’un 26 ıncı, 4857 sayılı Kanun’un 77 inci ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 77 inci maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenlepr, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar…” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.

3. Değerlendirme
Somut olayda, tavandan toprak parçası düşmesi sonucu panikleyerek kendisini vagon ile duvar arasına atması sonucu kazalının %25 oranında sürekli iş göremez hale geldiği iş kazasına ilişkin eldeki davada, Mahkemece %80 kusur üzerinden davalının sorumluluğu cihetine gidilmiş ise de kazalının davalı işyerinde hangi işi yaptığı tam olarak ortaya konulmaksızın alınan kusur raporu hatalı olup verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bulunmuştur.

Ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda kazalı tahkimatçı olarak belirtilmiş olup gerekli malzeme olmasına rağmen tahkimatı iyi yapmadığı gerekçesiyle 3/8 oranında kusurlu bulunmuş olmasına karşılık, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda kazalının madendeki görevinin ne olduğu hususu üzerinde durulmadan soyut ifadelerle kusur oranı belirlenmesi hatalıdır. Mahkemece, kazalının madendeki görevi belirlenerek yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle kazalı tahkimatçı ise tahkimatı kendisi yapmakla görevli olduğundan bu husus üzerinde durularak ve kendi ihmali varsa bundan faydalanamayacağı değerlendirilerek sigortalıya daha fazla kusur verilmesi ve ceza davasındaki kusur raporu ile çelişkiler de giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz giderinin istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.