YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14263
KARAR NO : 2023/80
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2647 E., 2022/2053 K.
…
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/19 E., 2021/415 K.
Taraflar arasındaki hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle hizmet tespiti yönünden davanın reddine, sigorta primine esas kazanç tespiti yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 07.10.2009 tarihinden itibaren davalı … Yapı İnş. Ltd. Şti. işyerinde çalışmaya başladığını, çalışmasının sürekli ve kesintisiz olduğunu ileri sürerek, 07.10.2009 – 11.01.2011 tarihleri arasındaki çalışmalarının ve prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kamu düzeninden olduğunu, ücret tespitine ilişkin istemlerin yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, davacının davalı işyerinden 07.10.2009 -11.01.2010 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan değerlendirmelere göre, davacı vekilinin açıklama dilekçesinde, 12.01.2010-24.02.2010 tarihleri arası dönem yönünden bir talebine rastlanılmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere 05.11.2011-11.11.2011 dönemi yönünden değerlendirme yapıldığı, … sicil numaralı davalı iş yerinden çıkış bildiriminin 05.11.2011 tarihinde yapıldığı, 20.01.2012 ve 21.03.2012 tarihli ücret ödemeleri bulunmasına karşı ödemelerin işçilik ödemesi olarak açıklama içermesi karşısında belirtilen döneme ait olduğunun belirlenemediği, dinlenen tanık beyanlarında 05.11.2011-11.11.2011 dönemi yönünden çalışmanın devam ettiği yönünde bilgi ve kanıta ulaşılamadığı, davacının banka mevduat kayıtlarının bulunmadığı, davalı şirket ve banka dekont bilgileri ile şirket hesap kayıtlarına göre, davalı işveren ödeme cetvellerinden ve davalı işyeri çalışanlarından olduğu belirlenen … tarafından … Yapı İnşaat adına yapıldığı belirtilen havale bilgileri bir arada olmak üzere Ziraat Bankası mevduat hesabına yapılan ödemelerde, aynı aylar yönünden 2 ödeme kaydına ulaşıldığı, şirket ödeme cetvellerinde 17.12.2010 tarihine kadar bilgi yer aldığı, davacının yapmakta olduğu işin uzmanlık gerektirmesi ve asgari ücretle çalıştığının kabulünün kendisinden beklenemeyeceği, davacı adına banka hesabına farklı tarihlerde yapılan ödeme kayıtları dikkate alındığında sadece 2010 yılı yönünden tespit yapılabilmiş olması karşısında, 2011 yılı içinde bu tutardan daha az çalışılmasının hayatın akışına aykırı olması nedeni ile 2010 ve 2011 yılları için 1.300,00 TL net ücretle çalışıldığının kabulünün gerektiği gerekçeleriyle, bu konuda alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunduğu anlaşılmakla,
1-Davacının hizmet tespiti isteminin reddine,
2-Davacının davalı … Yapı İnşaat Ltd. Şti’ ye ait iş yerinde 2010 ve 2011 yılları için 1.300,00 TL net aylık ücret ile çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının mahkeme tarafından tespit edilen ücretten daha yüksek bir ücretle çalıştığını, dinlenen tanıkların davacının Ekim 2009 tarihinden 11.11.2011 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını doğruladıklarını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; hizmet ve prime esas kazançların tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Hizmet tespiti bakımından davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Sigorta primine esas kazanç tespiti istemi yönünden; davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Prime Esas Ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayıl Kanun’un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 nci ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde, senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200 üncü ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas – 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas – 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas – 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas – 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas – 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
3.Değerlendirme
1-İnceleme konusu eldeki davada, davacı 07.10.2009 – 11.01.2011 tarihleri arasındaki hizmetleri ve sigorta primine esas kazançlarının tespiti istemiş, mahkemece hükümde belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; hizmet tespiti yönünden davanın reddine dair verilen karar yerinde olup, sigorta primine esas kazanç tespiti yönünden kurulan hüküm eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
2-Dosya kapsamından, davalı işyerinde harita teknikeri olarak çalışan davacıya, şirket ödeme cetvellerine göre 2010 yılı 9-12. aylar arasında 601,48 TL ödeme yapıldığı, ayrıca şirket çalışanı … tarafından davacı adına 13.10.2010 tarihinde 698,52 TL, 12.11.2010 tarihinde 698,52 TL, 27.09.2010 tarihinde 150,00 TL açıklama kısmında … yazılı, 01.11.2010 tarihinde 100.00 TL avans açıklamalı havaleler yapıldığı, yine 2011 yılında …’in davacı adına 23.03.2011 tarihinde 629,95 TL açıklama kısmında Ocak 2011 asgari, 23.03.2011 tarihinde 1.148,52 TL açıklama kısmında işçilik alacağı-… Yapı, 15.07.2011 tarihinde 629,95 TL açıklama kısmında Nisan 2011 asgari, 15.07.2011 tarihinde 470,05 TL açıklama kısmında işçilik ödemesi-… Yapı yazılı havaleler yaptığı görülmektedir.
3-Somut olayda, mahkemece 2010/9-12. aylar arası ve 2011/3. ve 7. aylar yönünden sigorta primine esas kazanç tespitine ilişkin kabul kararı yerinde ise de, ödeme belgesi bulunmayan diğer aylar yönünden yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…