YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14504
KARAR NO : 2023/308
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/232 E., 2022/1259 K.
vekili Avukat …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 13.01.2014
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı SGK ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı SGK Başkanlığı vekili dava dilekçesinde; sigortalının davalı işyerinde işverenin gerekli iş güvenliği önlemlerini almaması nedeni ile 08.02.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeni ile vefat ettiğini, iş kazasının oluşumunda davalı işverinin kusuru nedeniyle sorumlu olduğunu, vefat neticesinde sigortalının hak sahiplerine peşin sermaye tutarlı gelir bağlandığını, tedavi masrafı yapıldığını, ayrıca cenaze yardımı ödendiğini, toplamda 195.738,32 TL kurum gideri yapıldığını, bu giderin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL peşin sermaye değeri olan kurum zararının yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada kusurlarının bulunmadığını, zira her türlü iş güvenliği tedbirlerini aldıklarını, kazanın sigortalının kusuru nedeni ile meydana geldiğini, müvekkilinin hak sahiplerine ev aldığını, çocuğuna da aylık 1000 TL burs yardımı yaptığını, hak sahipleri ile ibralaşıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2017 tarihli ve 2014/20 Esas, 2017/608 Karar sayılı kararıyla; Davanın Kabulü ile, 117.442,97 TL kurum zararının: 115.016,02 TL peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 19.09.2013 tarihinden, 231,60 TL cenaze giderinin ödeme tarihi olan 22.03.2013 tarihinden, 2.195,35 TL tedavi giderinin sarf tarihi olan 15.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı SGK ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2018 tarihli ve 2018/79 E., 2018/730 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece kusur durumunun tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunda davalı işverenin % 60, kazalı işçinin ise %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve gerekçeli olduğu, her ne kadar davalı işveren gerekli önlemleri aldığını beyan etmiş ise de kaza olayından sonra sigortalının sıkıştığı makineye acil stop düğmesi takıldığı ve makinenin önüne ışın bariyeri konulduğu böylece makinenin kazadan sonra daha güvenli hale getirildiğinin anlaşılmış olması, kazalı işçinin de tecrübesi dikkate alındığında mahkemenin bu rapora itibar etmesinde isabetsizlik bulunmadığından kusur oranına dair istinaf talepleri yerinde görülmediği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre kurumun rücu alacağından işverenin sigortalının hak sahiplerine yaptığı ödemelerin indirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde olmadığı belirtilerek, taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK ve davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; “Somut olayın incelenmesinde; Mahkemece, dosya kapsamında alınan 10.03.2015 tarihli ve 11.11.2016 tarihli bilirkişi raporlarında, % 60 davalı işveren, % 40 ise kazalıya verilen kusur oranları kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, sigortalının, 7 yıldır çalışan kıdemli bir işçi olduğu, 28.02.2008 tarihli mikser çalıştırma talimatında, üretim, bakım ve temizlik aşamalarında mikser çalışırken müdahalede bulunulmaz maddesiyle birlikte, mikserin temizliği yapılırken acil stop düğmesine basılarak mikser içi hamur kazıma spatulası ve sıcak su ile temizlenir maddelerinin bulunduğu belirgindir. Buna göre, sigortalının uzun spatula ile temizliği yapması ayrıca mikserin kapalı vaziyette temizliğinin yapılması gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek sigortalının, kendi güvenliğini tehliye attığı ve ceza dosyasında kazalının asli kusurlu olduğu gözetildiğinde baskın kusurun sigortalıda olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyetleri usûlünce belirlenmek suretiyle, yeniden oluşa uygun kusur raporu alınmalı, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. ” hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, … Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ünvanlı işyerinde hamur mikseri operatörü olarak çalışan …’un 08.02.2013 tarihinde hamur mikserinin içini temizlemek için ekipmanın kapaklarını açarak içeri uzandığı esnada kapakların kapanarak araya sıkışması ve hayatını kaybetmesi şeklinde sonuçlanan olayda; müteveffa …’un kaza tarihinde 37 yaşında, işinde tecrübeli ve eğitim sahibi bir çalışan olarak ekipmanın temizlik işlemini yapmadan önce ekipmanı güvenli konuma getirmemesi, temizlik için uygun aparatları kullanmaması, ekipmanın tehlikeli olan bölgesine uzanarak çalışmasını yapması nedenleriyle meydana gelen kazada %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, işveren tarafından ekipmanın tehlikeli olabilecek hareketli olan kısımlara erişimin engellenmesi noktasında yeterli tedbirlerin alınmaması ( switch sistemi, ışın bariyeri, sensör vb. yöntemlerle bu kısımlara erişimin önlenmesi ya da erişildiğinde ekipmanın durmasının sağlanması), çalışanın temizlik işlemini yürüttüğü sırada tehlikeli bölgeden uzakta çalışmasını sağlaycak aparatın kullanımının sağlanmaması, yetkililerce işin günün ve teknolojinin gereklerine uygun hale getirilmemesi, işveren ya da görevlendireceği kişiler tarafından işyerinde yürütülen işlerde gerekli ve yeterli denetim ve gözetiminin yapılmaması nedenleriyle davalı işveren … Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin meydana gelen kazada %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, davalı işverenliğin kusur oranı içerisinde değerlendirilmek üzere iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin uygulanması konusunda yeterli denetim ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedenleriyle dava dışı üçüncü kişiler … … ve …’ün meydana gelen kaza olayında ayrı ayrı %2,5 (yüzde iki virgül beş) oranında kusurlu oldukları, tespitlerine yer verilmekle, “Davanın kısmen kabulü ile; 76.677,35 TL peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama onay tarihinden 154,40 TL cenaze giderinin ödeme tarihi olan 22.03.2013 tarihinden, 1.463,57 TL tedavi giderinin sarf tarihi olan 15.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili tarafından; Mahkemece bozma sonrası kararında, davanın kısmen kabulüne karar verilerek müvekkil kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,
bozma sonrası yargılamada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalıya %60 oranında kusur atfedilmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığı, kurum sigortalısı olan kazazede işçinin kaza olayının meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, davalı işverenin kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğu, belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili tarafından; davaya konu iş kazasında müteveffanın, dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kendi can güvenliğini tehlikeye attığı, meydana gelen kazada vekileden şirketin herhangi bir ihmali veya kusuru bulunmadığı, kazanın, tecrübeli ve eğitim sahibi olan müteveffanın çalışır vaziyetteki makineyi güvenilir konuma getirmeden müdahale etmesinden kaynaklandığı, her türlü iş güvenliği önlemini ihtiva eden vekileden şirkete %40 oranında kusur yöneltilerek yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 08.02.2013 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan ödemelerin 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca davalı işverenden rücuan tazmin edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 21. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı SGK ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı SGK ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…