YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2179
KARAR NO : 2023/9945
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2800 E., 2021/2310 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2011/659 E., 2019/220 K.
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş görmezliğe giren sigortalının asıl ve birleşen maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işvren nezdinde teknisyen olarak çalışmakta iken Mısır ülkesinde bulunan metro mağazası işyerinde 13.05.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu belinden yaralandığını, davacıya ilk müdahale Mısır ülkesindeki sağlık kuruluşlarında yapılmış olup tedavisinin … Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapıldığını, soğutma sistemi elemanlarından biri olan evaporatörün insan eliyle yüklenmesi sırasında davacının aşırı ağırlık yüklenmesi yüzünden belinden sakatlandığını, kaza sırasında davacının belinden yaralandığını ve belinde kalıcı hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan davalı işverenin müvekkilinin uğradığı manevi zararları tazminle mükellef olduğunu, bu nedenle 30.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 13.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava ile azlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.05.2010 tarihinden itibaren 30.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davacı vekili 25.02.2019 tarihinde maddi tazminat talebini ıslahla 106.418,89 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, işverenin kusursuz sorumluluğunun söz konusu olmadığını, pozitif hukuk bağlamında sigorta olayında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesi işverenin sorumluluğunu kusur esasına dayandırarak sınırladığını, mücbir sebep, zarar ggörenin kusuru ve üçüncü kişinin kusuru olduğunu, davacı tarafın dilekçesiunde belirttiğinin aksine tamamen kazalının kendi hatasından kaynaklı olduğunu, bu sebeple 25 kg altında kalan kaldırılan ekipman için ayrıca bir taşıma ekipmanına gerek olmadığı gibi kısa mesafede forklift veya benzeri bir ekipmanla taşıma yapılmasının zaten mümkün olmadığnı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Davacının, 13.05.2010 tarihinde geçirdiği kaza 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi gereğince iş kazası kapsamındadır. Davacının, geçirmiş olduğu iş kazası dolayısıyla Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 03.04.2017 tarihli raporunda %12.1 oranında meslekten kazanma gücünü kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir.
Kusur durumunun tespiti yönünde Mahkememizce 02.03.2015 tarihli iş güvenliği, emekli müfettişinden rapor alınmıştır, rapora itirazlar üzerine 16.06.2015 tarihli heyet raporu alınmıştır. Hükme esas alınan 16.06.2015 tarihli heyet raporunda davacının geçirmiş olduğu iş kazasının meydana gelmesinde, davalı işveren şirketin %70 oranında, davacı işçisinin ise %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının maddi zararının tespiti yönünde 11.02.2019 tarihli hesap bilirkişi raporu alınmıştır. Raporda; davacının 106.418,89 TL maddi zararının olduğu hesaplanmıştır. Hesaplama doğrultusunda davacının maddi tazminat davasının 11.02.2019 tarihli rapor doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat davası yönünde mahkememizce yapılan yargılama neticesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranları, maluliyet oranı ve davacının olay nedeniyle yaşamış olduğu fiziksel ve ruhsal acının kısmen de olsa giderilmesi amacıyla 30.000,00 TL manevi tazminatın..” gerekçesiyle,
1.Davacının birleşen … 15. İş Mahkemesinin 2017/151 Esas sayılı dava dosyasında açmış olduğu maddi tazminat davasının kabulü ile 106.418,89 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının asıl dava olarak açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar vemiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalı vekili istinaf dilekçesinde; görev tanımında bulunmamasına rağmen davacının kendi iradesi neticesinde olayın meydana geldiğini, SGK denetmeninin 28.06.2013 tarihli raporu ile bilirkişi raporu arasında kusur oranı yönüyle çelişki bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, SGK tarafından … 14. İş Mahkemesi’nde açılan 2014/287 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, rücu davasına konu ödenecek rakam düşülmeksizin düzenlenen ve hükme esas alınan raporun ve hükmün hatalı olduğunu, bu şekilde maddi tazminat yönüyle mükerrer ödeme yapılmış olacağını, SGK’nın 23.07.2013 tarihli denetmen raporunda, davacının olayda önce de bel fıtığı hastalığından muzdarip olduğunun belirtilmesine rağmen bu hususun araştırılmadığını, meydana gelen bel rahatsızlığının önceden var olan bir hastalığı tetikleyip tetiklemediğinin ya da olay nedeniyle mi bel rahatsızlığının meydana geldiğinin araştırılması gerektiğini, manevi tazminatın yüksek belirlendiğini ileri sürerek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi
hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz edilen hususların kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.