Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/2993 E. 2023/8708 K. 26.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2993
KARAR NO : 2023/8708
KARAR TARİHİ : 26.09.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/434 E., 2021/498 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve basamak satın almak suretiyle yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılan davacının aylığının başlangıcından itibaren 24. basamakta hesaplanması ve davalı Kurumca ödenmesi gerektiğinin tespiti ile oluşan fark aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müveklinin… Bağ-Kur numarası ile Bağ-Kur’dan yaşlılık aylığı nedeniyle emekli olduğunu, müvekkilinin 12 basamakta kayıtlı iken 23. basamağa yükletme talebinde bulunduğunu ve kurum tarafından bildirilen prim tutarını yatırmak suretiyle 24. basamaktan aylık almaya hak kazandığını, davalı kurumun müvekkiline yükselttiği basamaktan aylık ödemediğini, kurum tarafından 25.08.2012 tarihinde aylığının bir miktar yükseltilmiş olmasına rağmen yine de aynı tarihten önce eksik ödediğini aylıkların bir kısmını toplu ödemiş olmasına rağmen halen müvekkilinin hak ettiği aylıktan az ödendiğini belirterek müvekkiline aylık bağlama tarihi olan 01.01.2007 tarihinden itibaren primlerini ödemek suretiyle hak kazandığı 24. basamaktan yaşlılık aylığı ödenmesi gerektiğinin ve dava tarihi itibariyle aylık ne kadar emekli maaşı ödenmesi gerektiğinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maaş farklarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 22.01.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararı ile “…Tarafların iddia ve savunmaları, davacıya ait Bağ-Kur sicil dosyası, bilirkişi raporu, ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi ile dosya kapsamından davacının 01.12.2013 tarihinde 12. basamaktan 23. basamağa çıkmak için basamak satın alma talebinde bulunduğu, kurumca talebinin uygun bulunarak basamak satın alma bedelinin tahsil edildiği, 23. basamağa yükseltildiği, 01.01.2006 tarihinde 24. basamağa yükseltildiği, 27.12.2006 tarihli tahsis talebine istinaden 01.01.2007 tarihinde 24. basamaktan yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında davacının basamak satın almasında, bedelinin ödenmesine, davacının 01.01.2007 tarihinde 24. basamaktan yaşlılık aylığı bağlanmasında ve 25.08.2012 tarihinde basamak satın almasına göre geçmişe yönelik olarak 22818,52 TL fark aylık beledi ödenmesi ve aylığın uyarlanmasına ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı taraflar arasındaki uyuşmazlık satın alınan basamağa göre aylık miktarının fark ödenmesine ve 2012 yılında yapılan intibaka rağmen halen düşük olması ve bu doğrultuda geçmişe yönelik toplu ödenen fark aylık ödemesinin yeterli olmaması, davacının aldığı aylık miktarının davalı Kurum tarafından yapılan intibaka rağmen düşük olmasına ilişkin olduğundan davalı kurumdan davacının satın aldığı basamaktan geriye doğru intibakı ile 31.12.1999 tarihinde bulunması gereken basamak tespit edilerek tahsis talep tarihi itibariyle bağlanabilecek (a ve b) aylıklarını gösterecek şekilde toplam aylığının hesaplanması ve davacının buna göre hak edeceği aylıkların ay be ay listesi ile 03.04.2013 tarihine kadar kurumca davacıya ödenen aylıkların ay be ay listesinin gönderilmesi hususunda kuruma müzekkere yazılmış, gelen yazı cevabı doğrultusunda bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış, bilirkişi raporu ile davacıya dava tarihi itibariyle ödenmesi gereken aylık miktarının 1838,13 TL, aylık farklarının toplamının ise 3938,33 TL olduğu tespit edildiğinden bilirkişi raporu doğrultusunda davacının dava tarihi itibariyle yaşlılık aylığı miktarının 1838,13 TL olduğunun tespiti ile, davacıya ödenmesi gereken 3938,66 TL fark aylık alacağının ödenmesi gereken aylardan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile; davacının dava tarihi itibariyle yaşlılık aylığı miktarının 1.838,13 TL olduğunun tespitine, davacıya ödenmesi gereken 3.938,66 TL fark aylık alacağının ödenmesi gereken aylardan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,..” dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin, 08.02.2016 tarihli ve 2015/5244 Esas, 2016/1341 Karar sayılı kararında; “…kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme olmadığı gibi, kural olarak, her kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bu tarihten sonra meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların geriye yürümeyecekleridir. 6645 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanununda yapılan yukarıda bahsi geçen değişikliklerin geçmişe yönelik uygulanacağını içeren bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca, davacının yaşlılık aylığından yapılan sosyal güvenlik destek primi kesintilerinin, kesintilerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasal hükümler esas alınarak belirlenmesi gerekmekte olup, 6645 sayılı Kanun ile getirilen %10 sosyal güvenlik destek primi kesinti oranı geçmişe yönelik uygulanarak davacıya ödenmesi gereken aylık miktarının belirlenmesi mümkün değildir.

Mahkemece, Kurumca basamak intibakı sonucu belirlenen ve davacıya ödenen yaşlılık aylığı miktarlarını gösterir aylık ödeme belgeleri yaşlılık aylığından yapılan kesinti tutarlarını da içerir şekilde Kurumdan celp edilerek, alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden, davacının aylığından yapılan sosyal güvenlik destek primi kesintilerinin yukarıda belirtilen yasal oranlarda olup olmadığı yönünde rapor alınarak, dava tarihi itibariyle davacıya ödenen yaşlılık aylıklarında eksik ödeme bulunup bulunmadığı belirlenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi…” gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2016/15 Esas, 2019/139 Karar sayılı kararı ile; “…Davanın kısmen kabulü ile; davacının dava tarihindeki aylık miktarında bir yanlıklık ve uyuşmazlık bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 2.186,89 Tl fark aylık alacağının 784,60 Tl’sinin 25.02.2007 tarihinden itibaren, 284,08 TL’sinin 25.03.2007 tarihinden itibaren, 284,08 Tl’sinin 25.04.2007 tarihinden itibaren, 284,08 Tl’sinin 25.05.2007 tarihinden itibaren, 254.99 TL’sinin 25.06.2007 tarihinden itibaren 295.07 TL’sinin 25.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacı tarafa ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine,” dair karar verilmiştir.

C.2 nci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2016/151 Esas, 2019/139 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin verdiği son bozma kararı ile; “…Eldeki davada ise, davacının asli talebinin davalı Kurumca bağlanan aylık miktarının eksik olduğuna ilişkin olması ve terditli bir isteminin bulunmaması ile yapılan yargılama ve alınan raporlar sonucunda davacının aylık miktarında herhangi bir eksikliğin bulunmadığının tespit edilmiş olması, sosyal güvenlik destek primlerinin de davalı Kurumca değişen yasal mevzuat çerçevesinde ve yasa ile belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle kesinti yapıldığının açıkça anlaşılması karşısında davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi…” usul ve yasaya aykırı görülmekle verilen kararın bozulmasına dair karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince 2nci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 2016/151 Esas 2019/139 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kararın davalı kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 25.05.2021 tarihli ve 2019/2779 esas ve 2021/6947 karar sayılı ilamı ile; ” davacının asli talebinin davalı Kurumca bağlanan aylık miktarının eksik olduğuna ilişkin olması ve terditli bir isteminin bulunmaması ile yapılan yargılama ve alınan raporlar sonucunda davacının aylık miktarında herhangi bir eksikliğin bulunmadığının tespit edilmiş olması, sosyal güvenlik destek primlerinin de davalı Kurumca değişen yasal mevzuat çerçevesinde ve yasa ile belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle kesinti yapıldığının açıkça anlaşılması karşısında davanın reddi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuş ve yargılama 2021/434 Esas üzerinden devam ederek; taraflara çıkarılan tebligatlar usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 25.05.2021 tarihli ve 2019/2779 esas ve 2021/6947 karar sayılı bozma ilamı öncesi ve sonrası tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının asli talebinin davalı Kurumca bağlanan aylık miktarının eksik olduğuna ilişkin olması ve terditli bir isteminin bulunmaması ile yapılan yargılama ve alınan raporlar sonucunda davacının aylık miktarında herhangi bir eksikliğin bulunmadığının tespit edilmiş olması, sosyal güvenlik destek primlerinin de davalı Kurumca değişen yasal mevzuat çerçevesinde ve yasa ile belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle kesinti yapıldığının anlaşılması sebebiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakkında bağlanan aylığın hatalı olarak hesaplandığını ve eksik ödendiğini, buna göre davanın kabulü yerine reddine dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın kabulü yerine, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca bağlanan yaşlılık aylığı miktarının eksik hesaplanıp hesaplanmadığı ile bağlanan aylık miktarının hatalı olup, olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.