Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/3177 E. 2023/7104 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3177
KARAR NO : 2023/7104
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/680 E., 2020/904 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/446 E., 2019/406 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait inşaat işyerinde kalıpçı ustası/işçi olarak çalışmakta iken 12.08.2014 günü saat 15.30 sıralarında inşaatın 3. katından başına demir düşmesi sonucu iş kazası geçirdiğinden bahisle 5.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı işçinin iş kazasının oluşumunda tam kusurlu olduğunu, davacının kazadan 18 gün sonra müvekkilinden uğradığı kaza için 6.000,00 TL aldığını, davacı ve akrabalarının memleketine gitmesi için 300,00 TL otobüs ücretini karşıladığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası sonucu davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %30, davalının %70 oranında kusurlu olduğu, davacının maddi zararının Sosyal Güvenlik Kurumu’nca davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve davalı tarafından yapılan 6.000,00 TL ödeme ile karşılandığından bahisle maddi tazminat isteminin reddine, davacı lehine 2.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maluliyet oranının belirlenmesi açısından Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmadan hüküm kurulmasının yerinde oladığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirtmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kazandan sonra müvekkili davalı tarafından davacıya 6.000,00 TL ödeme yapıldığını, toplam 1.057,91 TL maddi zarar olduğunun tespit edilmesi karşısında fazla ödenen 4.942,09 TL’nin manevi tazminat yönünden mahsup edilerek manevi tazminatın da reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen raporlar Kurumu bağlayacağını bu nedenle hem maddi manevi tazminat hükmünün hatalı olduğunu,

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, mahkemenin davacı lehine takdir ettiği 2.000,00 TL manevi tazminat hakkaniyete uygun olduğunu fakat müvekkili tarafından yapılan 6.000,00 TL ödemenin hem maddi hem de manevi tazminatı karşıladığından manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371’inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417’inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13, 16, 20 ve 21’inci maddeleri ile 95’nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 8’inci ve 31’inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, Kurum sağlık kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacının iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğunun tespit edildiği, davacının aşamalarda ve istinaf dilekçesinde Kurum tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiği anlaşılmaktadır.

Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun’un Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları’na dair 95’nci maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı Başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu’nun 26’ncı maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci Üst Kurulu tarafından giderilmesi gerekir.

Somut olayda her ne kadar Kurum sağlık kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacının sürekli iş göremezlik oranı %0 olarak tespit edilmiş ise de davacının aşamalarda Kurum tarafından tespit edilen orana itiraz ettiği, anılan raporların Kurum tarafından bağlayıcılığı var ise de %0 oranına itiraz eden davacı yönünden bir bağlayıcılığı bulunmadığı açık olduğundan yukarıda açıklanan prosedür işletilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Mahkemece yapılacak iş, öncelikle yargılamaya konu iş kazası ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu’ndan davacının sürekli iş göremezlik oranının tespiti yönünde rapor alınması; mevcut raporlar arasında çelişki oluşması halinde ise çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından, kesinleşen iş göremezlik oranı ve usuli kazanılmış haklar göz önünde bulundurulmak suretiyle bir karar verilmesinden ibarettir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.