YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3186
KARAR NO : 2023/9812
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/127 E., 2022/65 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/689 E., 2021/648 K.
Taraflar arasındaki aksi Kurum işlemlerinin iptali ile davacıya bağlanan yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi gerektiğinin tespiti ve farklarının davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile davacının Almanya’da işçi olarak çalıştığını, davacının 3201 sayılı Kanun’a göre yurt içinden Türkiye’den emekli olmak için başvurduğunu, başvurunun SGK İl Müdürlüğü’nün 26.03.2007 tarihli yazısıyla kabul edildiğini, davacının tahakkuk cetveline göre 20.08.1985-23.10.2000 ve 15.06.2001- 12.05.2006 tarihleri arasını toplam = 7230 gün yurt dışı fiili (Almanya) çalışma süresini, 7230X3.5=25.305,0 ABD doları olarak borçlandığını, borçlandığı meblağı ödediğini ve davacıya 22.07.2011 tarihinde emekli aylığı bağlandığını, bağlanan emekli aylığının, gerek borçlandırılan prim gün sayısı ve gerekse ödenen miktar yönünden az olduğunu, davacı hatanın düzeltilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi için 16.08.2017 tarihli dilekçeyle davalı SGK … İl Müdürlüğü’ne müracaat etmiş ise de; davalı kurumca 24.08.2017 tarih ve 23399876/TURKYILMAZ/10358905 sayılı yazısı ile talebinin reddedildiğini, davalı Kurumun gerekçesinde 3201 sayılı Kanun’un 17.04.2008 tarih ve 5754 Kanun’la değişik 5 inci maddesinin son fıkrasına dayandığını ancak 30.04.1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29 uncu maddesinin 4 üncü bendi ile Almanya-Türkiye Sözleşmesinin 29 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası karşısında taleplerinin kabulünün gerektiğini, zira Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90 ncı maddesi gözetildiğinde yöntemine uygun onaylanıp yürürlüğe giren uluslararası sözleşme hükümlerinin öncelikli uygulanmasının gerektiğini beyanla 3201200702402 sigorta sicil nolu davacının emekli aylığına esas olan sigorta başlangıç tarihinin 20.08.1985 tarihi olarak tespiti ile, tespite göre dava tarihi itibariyle davacının alması gereken emekli aylığının tespitine, emeklilik tarihinden (22.07.2011-02.10.2017) dava tarihine kadar ödenmeyen birikmiş parasal alacakların hesap edilerek dava tarihinden en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsiline masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile alınan hesap raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacıya bağlanan aylığın eksik hesaplandığından bahsetmenin olanaksız olduğu anlaşıldığından davacının eksik hesaplanan emeklilik maaşının tespitine karar verilmesi talebiyle açılan davanın reddine.” dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı, kendisi hakkında, aksi yöndeki mahkeme kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir…”
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı, kendisi hakkında redde dair verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, aksi yöndeki mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca bağlanan ödenen yaşlılık aylığında hesaplama hatası ile eksik ödemenin olup olmadığı hususundadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının talebinin bağlanmış aylıkta borçlanma ile mal edilen dönemim yurt dışı çalışma başlangıç tarihi olan 20.08.1995 tarihinden sonrasına borçlanılan dönemin mal edilmesine yönelmiş olması ve bu talebin 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi karşısında mümkün görülmemesine göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.