Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/3932 E. 2022/6628 K. 28.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3932
KARAR NO : 2022/6628
KARAR TARİHİ : 28.04.2022

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2012/269-2015/617

Asıl ve birleşen davalar, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı kurum ile davalılardan … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Nisbi harca tabi davalarda, 10/05/1965 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince hükmü temyiz eden davalının temyiz başvuru harcı ve ilam harcının 1/4’nü ( nispi temyiz karar harcı) peşin olarak yatırması gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. maddesi gereğince, istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Anılan Kanunun 366. maddesine göre de “Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352’nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.“
Eldeki davada ise, hükmü temyiz eden davalılar … ve … vekilinin temyiz eden her bir davalı yönünden ayrı ayrı nispi temyiz karar harcı ile temyiz yoluna başvuru harcı yatırması gerektiği halde yukarıda sözü edilen yasa hükmüne aykırı olarak hükmü temyiz eden davalıların ortak vekili tarafından davalı … adına tek maktu harç ve temyiz yoluna başvuru harcı yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Böyle olunca, davalı … yönünden nispi harcın tamamlanması ile hiç harç yatırmamış olan davalı … yönünden temyiz yoluna başvuru harcı ile nispi temyiz karar harcının yatırılması için HMK’nın 344. maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, şayet temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması yönüne gidilirse anılan ek kararının ilgilisine tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra iade edilmesi için,
2) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”
Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre,“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre, “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” Yine, anılan Kanunun 17. maddesine göre, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek ve sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”
Kanunun 16 ve 17. maddelerine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespiti, yine, muhatap ile muhatap adına tebligatın yapılacağı kimsenin aynı konutta birlikte oturan kişi veya hizmetçi/daimi çalışan olması gerekir.
Somut davada, gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin davalı …’a tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda anlatılanlar çerçevesinde, adı geçen davalıya gerekçeli karar ve davacı kurum vekilinin temyiz dilekçesinin ilgili mevzuat hükümleri uyarınca usule uygun bir şekilde tebliği sağlanıp temyiz süresi geçtikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu Geçici 3. maddesi gereğince, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra, gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 28/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.