Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/4795 E. 2023/13451 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4795
KARAR NO : 2023/13451
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/845 E., 2021/715 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/593 E., 2021/57 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; 30.10.2010 tarihinden itibaren … Halk Sağlığı Müdürlüğünde aile hekimi olarak çalışmaya başladığını, emekli olduğunu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmemesi üzerine 01.11.2010-31.12.2015 tarihleri arasında aile hekimliği görevini icra ederken tarafına ödenen aylıkların yasal faiziyle birlikte toplam 523.096,16 TL borç çıkarılmasına ilişkin … Başkanlığı Emekli Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08.11.2016 tarih ve 16760878/56.681.218.0 sayılı yazısı ile aile hekimi olduğu dönemde 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesine uyularak emekli aylığının kesilmesi gerektiği halde kesilmediğinden bahisle geri ödeme istendiğini ve bu dönemde ödenen emekli aylığının aylığından kesildiğini ileri sürerek, 08.11.2016 tarih ve 16760878/56.681.218.0 sayılı Kurum işleminin iptaline ve bugüne kadar ödenmiş olan 106.829,14 TL’nin faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının … sicil numarası ile 4/c sigortalısı olarak 31.01.1983 tarihi itibariyle Kuruma kayıt ve tescilinin yapıldığı ve aynı sicil numarası ile 4/c kapsamında 15.01.2000 tarihinden itibaren milletvekili emekli aylığı almaya başladığını, ayrıca … ss numarası ile 4/a sigortalısı olarak tescilinin yapıldığını, Kurumdan 56.681.218.0 emekli sicil numarası ile milletvekili emekli aylığı almaya devam ederken, milletvekilliği görevinin sona erdiği 14.11.2002 tarihinden sonra tarafına verilen ve 09.12.2002 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden taahhütnamede; kamu kesiminde görev yapmadığını, görev alması halinde de bu durumu bir ay içinde Kuruma bildireceğini taahhüt etmesi üzerine 01.12.2002 tarihinden itibaren davacıya temsil tazminatının da ödenmeye başlandığının tespit edildiğini, Kurumca yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davanın niteliği itibari ile 08.11.2016 tarih ve 16760878/56.681.218.0 sayılı … Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali ve bu güne kadar ödenmiş olan 106.809,14 TL’nin faiziyle beraber davacıya iadesi talebine yönelik olduğu, Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının … sicil numarası ile 4/c sigortalısı olarak 31.01.1983 tarihi itibari ile davalı Kuruma kayıt ve tescilinin yapıldığı, aynı sicil numarası ile 4/c kapsamında 15.01.2000 tarihinden itibaren milletvekili emekli aylığı almaya başladığı ve davalı Kurumdan 56.681.218.0 emekli sicil numarası ile milletvekili emekli aylığı aldığı, davacının dosyada mevcut … Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığınca gönderilen dosya suretinin incelenmesinde, davacının emeklilik işlemlerinin 5434 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştiği, bu haliyle uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu göz önünde bulundurularak ve 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan “yargı yolunun caiz olmaması” nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davacının davasının 6100 sayılı …nın 114/1 b. maddesine göre dava şartı olan yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın iş mahkemelerinin konusu olduğunu ve iş mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi sıfatıyla almış olduğu emekli aylığının kesilmesine ilişkin işlemdeki hukuka aykırılığın sonucunda doğan borç için işbu davanın açıldığı anlaşılmakla, idari işlem niteliğindeki Kurum işlemi aleyhine açılacak davalarda idari yargının görevli olduğu açık olmakla, İlk Derece Mahkemesi hükmünde bir isabetsizlik görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile kesilen aylıkların faiziyle tahsiline ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun ilgili maddeleri.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.