Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/6445 E. 2023/9107 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6445
KARAR NO : 2023/9107
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/822 E., 2018/90 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21’inci Hukuk Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca direnme uygun bulunduğundan davalı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin “tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi” için dosyanın Dairemiz’e gönderilmesine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı iş yerinde çapaklamacı olarak çalışmakta iken 16.11.2007 tarihinde iş kazası geçirdiğinden bahisle, davalı iş verenin işçi sağlı ve iş güvenliği yükümlerine göre kusurlu olduğundan bahisle asıl dava dosyasında 2.800,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi, birleşen dava dosyasında 5.138,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aldığı en son maaşın iddia edildiği gibi aylık 1.125,00 TL olmadığını, maaşının asgari ücret olduğunu, ikramiye uygulamasının da bulunmadığını, davacının SGK’ya yöneltilmesi gerektiğini, olayın oluş şeklinin davacı yanca saptırıldığını, davacının bulunmaması gereken yerde bulunması sebebi ile yaralandığını, davacının tüm tedavi giderlerinin müvekkil şirketçe karşılandığını belirtip davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2015 tarih ve 2009/669 Esas, 2015/642 Karar sayılı kararıyla; iş kazasının meydana gelişinde davacının %30, davalının %70 oranında kusurlu oldukları, kazadan dolayı davacının %6,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 4.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 10.12.2015 tarih ve 2009/669 Esas, 2015/642 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nin 23.10.2017 tarih 2016/7232 Esas, 2017/8105 Karar sayılı kararı ile davalının sair temyiz itirazlarının reddine somut olayda davacı vekilinin 21.04.2014 tarihli bilirkişi hesap raporuna karşı 08.07.2014 tarihli 15. celsede bir diyeceğimiz yoktur şeklinde beyanda bulunması üzerine, davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan, mahkemece bu 21.04.2014 tarihli hesap raporunun davacının zararını 3.355,68 TL olarak hesaplayan ihtimaline göre maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hak aşılarak fazlaya karar verilmesi doğru olmadığından bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Direnilerek Verilen Karar
Mahkemenin 13.02.2018 tarih 2017/822 Esas, 2018/90 Karar sayılı kararı ile 08.07.2014 tarihli duruşma zaptı ve bu zabıttaki davacı vekilinin beyanının incelenmesinde bu beyanın herhangi bir usuli kazanılmış hakka mesnet olabilecek şekilde olmadığı, davacı vekilinin muradının, maksadının davacının maluliyet oranının yeniden belirlenmesine yönelik olduğu, bunun da elbette mahiyeti itibariyle hesaba itirazı da kapsadığı, bu şekilde anlaşılması gerektiği, dolayısıyla Yargıtay Hukuk Dairesi’nin bozma ilamının yerinde olmadığından bahisle direnilmesine, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 4.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

C. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nin 27.03.2019 Tarihli Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nin 27.03.2019 Tarih 2018/2689 Esas, 2019/2369 Karar sayılı kararı ile direnme kararı yerinde görülmeyerek dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığı’na gönderilmesine karar verilmiştir.

Ç.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2022 Tarih ve 2019/300 Esas, 2022/157 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin 08.07.2014 tarihli duruşmadaki beyanında hesap raporuna bir diyeceğinin olmadığını beyan ettiği ancak raporun sonuç bölümünün 2 numaralı bendindeki bilirkişi görüşü doğrultusunda müvekkilinin maluliyet oranının yeniden değerlendirilmesi için Kuruma başvurduğunu belirterek maluliyet oranına itiraz ettiği, maluliyet oranı belirlenmeden maddi tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacı vekilinin beyanının tazminat miktarını kabul ettiği anlamına gelmediği, dolayısıyla usulî kazanılmış hak oluştuğundan söz edilemeyeceği sonucuna varıldığı, Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında davacı vekilinin maluliyet oranına baştan itibaren itirazının bulunmadığı, Kurum tarafından belirlenen %2,3 oranındaki maluliyete karşı mahkemece taraf vekillerine beyanda bulunmaları için süre verilmesine rağmen davacı vekilinin bu rapora itiraz etmediği, maluliyet oranına ilişkin raporların davalı vekilinin itirazları üzerine alındığı, davacı vekilinin 08.07.2014 tarihli duruşmada ise %2,3 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapan rapora bir diyeceğinin olmadığını belirttiği, bu nedenle davalı lehine usulî kazanılmış hak oluştuğu, bozma kararının yerinde olduğu, direnme kararının bu değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, Kurul çoğunluğu tarafından bu görüşün benimsenmediği, hâl böyle olunca direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ne var ki bozma nedenine göre tazminatın miktarına yönelik davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmediğinden bu yönde inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği yönünde oy çokluğu ile karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen 13.02.2018 tarih 2017/822 Esas, 2018/90 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece ek dava açısından ayrıca karar verilnesi gerektiğini, kusurun oran ve aidiyeti ile hesaba esas ücretin hatalı tespit edildiğini, davacının asgari ücrettle çalıştığını, işyerinde ikramiye uygulaması bulunmadığını, davacının ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutması nedeniyle ek dava açamayacağını, sürekli iş göremezlik oranının tespiti açısından davanın Sosyal Güvenlik Kurumu’na yöneltilmesi gerektiğini, davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması ve Kurum ödemelerinin düşülmesi gerektiğini, davacının sürekli iş göremezlik oranına itirazının sonucunun araştırılmadığını, manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun temyiz incelemesi ile ilgili 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6100 sayılı HMK’nun 297 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, davalı şirketin ticaret ünvanının tam olarak “… San. ve Tic. Ltd. Şti.” olduğu anlaşılmasına karşın karar başlığında bu ünvanın eksik gösterilmesi yerinde görülmemiştir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli karar başlığının davalı bölümünün tamamen silinerek yerine geçmek üzere “Davalı: … San. ve Tic. Ltd. Şti. – Ramazanoğlu Mahallesi Kaynarca Caddesi No:27 Pendik/ …” rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.