Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/6893 E. 2023/13495 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6893
KARAR NO : 2023/13495
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/498 E., 2020/741 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/238 E., 2018/287 K.

Taraflar arasındaki, davalı Kurumca davacı hakkında bağlanan aylık miktarının eksik hesaplanması nedeniyle yeniden hesaplanması ve fark aylıkların tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili …’un 17.03.1967 doğumlu olup ilk defa 01.01.1987 tarihinde 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi gereğince zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığını, aktif çalışmasının son bulduğu 19.04.2017 tarihine kadar 3104 gün 4a, 3769 gün 4b olmak üzere toplam 6.873 gün çalıştığnı, 10.05.2017 günü tahsis talep dilekçesine istinaden 01.06.2017 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’un geçici madde 81/B-g hükmüne istinaden yaşlılık aylığı bağlandığını, halen 1.097,72 TL aylık aldığını, ancak davacının kendisine bağlanan aylığın emsallerine göre düşük kalması sebebiyle 20.07.2017 tarih 3842557 varide sayılı dilekçesi ile maaşının düşüklüğünden bahisle maaş miktarına itiraz ederek tahsis işlemlerinin kontrolü ve yeniden hesaplanmasını talep ettiğini, kurumca gönderilen 11.09.2017 tarih ve 4570412 sayılı cevabi yazıda “dosyanın tetkikinde prim ödeme gün sayınızda, kazançlarınızda ve bağlanan aylığınızda bir eksiklik tespit edilememiştir.” denildiğini, talebinin reddedildiğini, davacının tahsis talep tarihine kadar geçmiş hizmet yılları ve ilk sigortalılık tarihi nazara alındığından hesaplanan aylık miktarının çok düşük kaldığını, kurumca yapılan maaş hesabı ve bu yönde yapılan itirazın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının maaş hesaplamasının uzman bir bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmasının gerektiğini, öncelikle müvekkilinin şimdilik 1.000,00 TL değre ile belirsiz alacak davası olarak açılan eksik ödenen aylıklarının taraflarınca yapılacak dava değerinin artırılması talebinden sonra her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsilini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun madde 3/39, madde 29/2-3 fıkraları ve geçii madde 2/1-a,b bentlerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2 nci maddesindeki Sosyal Hukuk Devleti İlkesine, devletin Temel Amaç ve Görevleri başlıklı 5 inci maddesine, 10 uncu maddesindeki eşitlik ilkesine, temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması başlıklı 13 üncü maddesindeki ilkelere ve sosyal güvenlik hakkı başlıklı 60 ıncı maddesine aykırılığı iddialarının kabulü ile anayasa’ya aykırılık iddiasının incelenmesi için dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi ve bu başvurunun sonucunun beklenmesine karar verilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile , davacı hakkında yapılan hesaplamaların yerinde ve mevzuata uygun olduğunu, buna göre talebinin yersiz olup, müvekkili kurum tarafından yapılan tüm ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, “…Davacının 17.03.1967 doğumlu olduğu, 01.01.1987-19.04.2017 tarihleri arasındaki 3104 gün 4/1-a ve 2769 gün 4/1-b sigortalılığına göre, 10.05.2017 tarihli tahsis başvurusu nedeniyle davacıya 01.06.2017 tarihinden itibaren 1.036,66 TL yaşlılık aylığı tahsis edildiği, dosyada usulüne uygun şekilde düzenlenen 18.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının 5510 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi gereği hesaplanan aylıklarının Ocak 2017 ayı itibariyle 1.037,66 TL, Temmuz 2017 ayı itibari ile de 1.098,78 TL olabileceğini belirtildiği, her ne kadar davacı tarafça eksik aylık bağlama iddia edilmiş ise de bilirkişi raporunda hesaplanan miktar ile davacıya ödenen aylık miktarının aynı olduğu, bağlanan aylıklarda herhangi bir eksiklik söz konusu bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine…” dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarlamış, Mahkeme tarafından eksik inceleme yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu iddia etmiş, Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin kararında “…Davacı, emsallerine göre, alması gereken yaşlılık aylığı tutarından daha az yaşlılık aylığı aldığını iddia etmektedir. Dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda, ilgili kanun hükümlerine göre davacının alması gereken yaşlılık aylığı tutarını aldığı, eksik yaşlılık aylığı ödemesinin bulunmadığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine dair verilen Mahkeme hükmü kanuna ve olaya uygundur.

Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine…” dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hükme esas raporun hatalı olduğunu denetlenmediğini ve eksik araştırma ile aylık hesabına ilişkin oluşturulan kanuni yöntemin anayasaya aykırı olduğunu esasen bu durumun öncelikle irdelenmesi gerektiğini belirterek davacı hakkında redde dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan aylık bağlama ve ödemeye dair işlemlerin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4447 Sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 2 nci maddesi yollaması ile 506 sayılı Kanun’un geçici 82 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.