Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/10166 E. 2023/11826 K. 27.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10166
KARAR NO : 2023/11826
KARAR TARİHİ : 27.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1262 E., 2023/1160 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/501 E., 2022/284 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer’i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Temmuz/2014 ayında işe başladığı; ocak, servis, temizlik vs. işlerinde çalıştırılmaktayken Mayıs/2018 ayında işten ayrıldığı; çalışma süresi boyunca sigortasının yatırıldığını ve primlerinin ödendiğini bildiği; çalışma prim ödeme günlerini sorgulamak için e-Devlet Sisteminden sorgulamasında fiili çalışmasının olmadığını öğrenmesi üzerine 16.04.2018 tarihinde S.G.K. Balıkesir İl Müdürlüğüne şikayette bulunduğu; yaşadığı durumun maddi kaybına ve emekliliğinin gecikmesine neden olduğu; iddialarının tanık beyanlarıyla sabit olacağı iddiasıyla davalının iş yerinde belirtilen tarihlerde çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin Temmuz/2014 olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, 17566232 sicil numaralı davacının Kurumdaki 4/a dosyasında yapılan incelemede davacı adına … iş yerinden verilmiş herhangi bir sigortalı işe giriş bildirgesine rastlanmadığı, davacı sigortalının farklı bir iş yerinde 01.04.1988 tarihinde başlayan 4/a çalışmasının 31.12.1992 tarihinde sona erdiği, 1992 yılından sonra hiçbir çalışmasına rastlanmadığı, Yargıtay Kararlarında belirtildiği üzere davaların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle re’sen araştırma ilkesinin olduğu, dinlenecek tanıkların davacının çalışma iddia ettiği sürede işverenin bildirmiş olduğu bildirge ve bordrolarda adı geçen kişilerden olması gerektiği, bu nitelikte bulunmaması halinde komşu işyerlerinde çalıştığı bordrolarda görülen tanıkların re’sen dinlenmesi, gerekirse kolluk kuvvetlerinden bu nitelikte tanık araştırması yaptırılması, hizmet akdinin önemli unsuru ücret konusunda yazılı belge ibraz edilmesi gerektiği, tespit istenilen sürede Bağ – Kur, Vergi Kaydının ve diğer Sosyal Güvenlik kuruluşlarında kaydının olup olmadığının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından yardım alıp almadığının araştırılması, bu tür davalarda çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek şekilde kanıtlanması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı ile arabulucu huzurunda anlaşma ve uzlaşma sağlandığından 03.12.2018 tarihinde feragatini mahkemeye bildirdiği, mahkeme tarafından kendisine gönderilen tebligatta 07.03.2019 tarihinde ön inceleme yapılacağının bildirildiği, dosyanın feragat sebebiyle işlemden kaldırılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı …’ya ait … sicil numaralı iş yerinde davacı talebi ile bağlı kalınarak 01.07.2014 – 17.05.2018 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak iş akdine tabi şeklinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı …’ya ait … sicil numaralı iş yerinde 01.07.2014 – 17.05.2018 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak iş akdine tabi şeklinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının işe giriş bildirgesi ve bildirimi bulunmadığı, kamu düzenine ilişkin davada yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, prim gün süreleri ile prime esas kazançların tespit edilmediği, tanık beyanlarının çelişkili olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının çelişkili olduğu, tanıkların davacının hangi tarihler arasında ve ne kadar çalıştığına ilişkin kesin ve inandırıcı bir beyanda bulunmadıkları, eksik inceleme sonucu yetersiz delillere dayanılarak karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında davalıya ait unlu mamul imalatı ile kafeterya satışının yapıldığı iki bölümünden oluşan iş yerinin kafeterya bölümünde tam zamanlı, fiili ve kesintisiz olarak çalıştığının; dinlenilen tanıkların beyanları ve dosyada mevcut diğer delillerle doğrulanması, sosyal güvenlik hakkından feragat edilmesinin veya vazgeçilmesinin mümkün bulunmaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığının kanıtlandığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahi Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 01.07.2014 – 17.05.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
1- Anayasa’nın 60 ıncı maddesi şöyledir:
“Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.”

2- 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
“(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar… sigortalı sayılırlar.”

3- 5510 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
“Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten… itibaren başlar.”

4- 5510 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
“Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten… itibaren sona erer.

5- 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir:
“Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.”

3. Değerlendirme
1- 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun’un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun’un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

2- Anayasa’nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3- Somut olayda, davacının davaya konu dönemde herhangi bir sigortalı bildirimi bulunmamaktadır. Davacı, 01.07.2014 – 17.05.2018 tarihleri arasında davalı işverene ait fırın ve unlu mamül imalat ve satış iş yerinde çay ocağı, servis ve temizlik hizmetlerinde hizmet akdine tabi çalıştığını iddia etmektedir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.

4. İlk Derece Mahkemesi tarafından; … Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü’nün kayıt dışı istihdam ile mücadele konulu 2011/51 sayılı genelgesi uyarınca fer’i müdahil Kurumdan, 1593 sayılı Kanun ile 663 sayılı Kanun Hükümünde Kararname uyarınca Tarım İl Müdürlüğünden ve 5393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri uyarınca ruhsatlandırma ve denetimle görevli ilgili belediyeden fırın niteliğindeki iş yerinde yapılan denetim ve varsa portör muayenelerine ilişkin tüm rapor, tutanak ve belgeler celbedilmelidir. Beyanları hükme esas alınan bordro tanıklarının hiç birinin davaya konu dönemlerin tümünü içerecek şekilde iş yeri çalışanı olmadığı nazara alınarak, denetim tutanaklarında adı geçenler ile diğer bordro tanıklarının re’sen beyanlarına başvurulmalıdır. Öte yandan davacı ile davalı işveren arasında arabulucu huzurunda anlaşmaya varıldığı iddia edildiğinden buna ilişkin belgeler getirtilmelidir. Böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

5- Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.