YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10679
KARAR NO : 2023/12860
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3233 E., 2023/1455 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/81 E., 2022/301 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 14.10.1996 tarihinde işe giriş bildirgesi verilerek … Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi olarak işe başladığını, 2013 yılına dek yarı zamanlı olarak davalı üniversitede çalıştığını, SGK’nun internet sitesinden alınan hizmet dökümünde müvekkili adına 3404 günlük prim ödemesi yapıldığının tespit edildiğini, yapılan araştırmada Bilkent Üniversitesi tarafından müvekkilinin işe başladığı 01.11.1996 tarihinden 30.10.2000 tarihine dek sadece kısa vadeli sigorta kollarının yatırıldığını, yaşlılık, malullük ve ölüm sigortasının yatırılmadığının tespit edildiğini beyanla müvekkilinin davalı …’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaya başladığı ve adına kısa vadeli sigorta kollarından prim yatırıldığı 1996/3. döneminde 15 gün, 1997/1. döneminde 26 gün, 1997/2. döneminde 14 günlük yarı zamanlı sigorta hizmetinin tespit edilmesi ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi sayılarak eksik sigorta primlerinin yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının … uyruklu olduğunu, 14.10.1996′ dan itibaren 1997 yılı Haziran ayına kadar MSSF’de öğretim elemanı saat ücretli, çalıştığı yılların bazı aylarında hiç çalışma yapmamış olması nazara alınırsa “fasılalı” olarak görev yaptığını, 1997 yılı Haziran ayından itibaren Kasım/2000 tarihine kadar ise müvekkili üniversitede herhangi bir çalışması olmadığını, 506 sayılı Kanunun 3-ll/A maddesine göre kısa vadeli sigorta kolları üzerinden, bilahare davacının talebi üzerine Kasım/2000 den itibaren tüm sigorta kolları üzerinden kuruma bildirildiğini, müvekkilinin herhangi bir gecikmesi, hatası veya kusurunun söz konusu olmadığını, işe giriş bildirgesinin tek başına yazılı istek yerine geçeceğine dair görüşe katılma olanağı olmadığını, kurum kayıtları ile sabit bulunan sigortalılığın tespitinin gerekmediğini, davada hukuki yarar olmadığını, işe giriş bildirgesinin yazılı istek olarak kabul edildiği takdirde ise kabul anlamına gelmemek üzere hizmet tespit tarihi başlangıcının 14.10.1996 değil 01.11.1996 olarak kabul edileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Uyuşmazlık konusu dönemde yabancıların Türkiye’de sigortalı olabilmesi için 506 sayılı Kanun’un 3/II-A maddesinin gereği yazılı talebinin olması gerek ise de davacının çalışmasına ilişkin olarak 14.10.1996 tarihinde işe girdiğini gösterir, davacının imzasını içeren işe giriş bildirgesi göz önünde bulundurulduğunda, davacının kuruma yapılan sigortalılık hizmet bildirimi, yazılı beyan yerine ve bu işe giriş bildirgesinin malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak çalışmak istediğine dair başvuru olarak kabulü gerekeceği, 506 sayılı Kanun’un 3/II-a fıkrası uyarınca; “Malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları (…) istek tarihinden sonraki aybaşından başlayarak uygulanır” düzenlemesi karşısında davanın kabulüne ve davacının 1996/3. döneminde Kasım ayında 6 ve Aralık ayında 8 gün; 1997/1. dönemde 26 gün; 1997/2. dönemde 14 gün uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Uyuşmazlık konusu dönemde 506 sayılı Kanun’un 3/II-A maddesini değiştiren 4958 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihine kadar, yabancıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmaları için yazılı istek şartı aranıyor ise de davacının çalışmasına ilişkin olarak 14.10.1996 tarihli ve davacının imzasını içeren işe giriş bildirgesi göz önünde bulundurulduğunda Kurum’a yapılan sigortalılık hizmet bildiriminin, yazılı beyan yerine geçtiğinin kabulü gerekir. İşveren tarafından gönderilen ve işyeri şahsi sicil dosyasında uyuşmazlık konusu dönemde davacının kısa vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirildiğine ilişkin bordroların sunulduğu anlaşılmış olup davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren kısa vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirim yapılan gün sayısı kadar uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacak şekilde davalı işveren nezdinde çalıştığının tespitine dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı … ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun’un 506 sayılı Kanun’un 3/II-A ve 79/10 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer’i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.