YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10803
KARAR NO : 2023/13498
KARAR TARİHİ : 26.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1974 E., 2023/1721 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/266 E., 2022/140 K.
Taraflar arasındaki, davalı Kurumca davacı hakkında yapılan tespit nedeniyle belge isteme ve 4447 sayılı Kanun’un geçici 19 uncu maddesindeki teşvik hükümleri ile, 5510 Sayılı kanunun 81 inci maddesi ile birlikte geçici 78 inci maddesinde yer alan asgari ücret desteğinin iptali ve buna göre davacı hakkında prim tahakkuku işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği … Mahallesi … Cad. No:36 …/… adresindeki işyeri ile ilgili olarak, … İlçe Emniyet müdürlüğü tarafından kayıt dışı işçi çalıştırıldığının tespit edildiği gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin a-2, c-4 ve j bentleri uyarınca 10.487,00 TL idari para cezası uygulandığını ve 01.01.2019 ile 31.12.2019 tarihleri ile 01.06.2019 ve 30.06.2019 tarihleri arasındaki teşviklerden yararlanma hakkının iptal edildiğini, müvekkiline tebliğ edilen idari yaptırımların iptali için SGK’ya itiraz edildiğini, itirazın 08.01.2020 tarih ve 2020/2 Es-2020/2 K. sayılı kararı ile reddedildiğini, müvekkili şirket bünyesinde çalışmayan … isimli şahsın müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, müşterisi olduğunu, bu şahsın müvekkili şirkette çalışmaları olduğuna ilişkin idarece yapılmış herhangi bir denetim, araştırma ve somut tespit bulunmadığını, … isimli şahsın müvekkili şirketin çalışanı olmadığını belirterek, SGK’nın 25.10.2019 tarihli ve 30711655/16482086 sayılı işlemine konu, müvekkili şirkete sağlanan teşviklerin duruldurulması ile asgari ücret desteğinin kesilmesi ile yersiz yararlanılan tutarlar yönünden prim tahakkukuna/iadesine dair işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile dava konusu işlemin temelinde, ilgili Emniyet Müdürlüğünce tanzim edilen belgelerin aksi sabit olmadığından yukarıda sayılan Kanun, yönetmelik ve genelge açıklamaları gereğince … adlı kişinin davacı yanında kayıt dışı olarak çalıştıkları kabul edilerek gerekli işlemlerin tesis edildiğini, neticesinde davacı hakkında idari para cezası uygulandığını ve yararlanmış olduğu teşvik ve asgari ücret desteğinin iadesi için gerekli işlemlerin yapıldığını, müvekkili kurum tarafından yapılan tüm ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, “…Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; … İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 06.05.2019 tarihinde yapılan denetim esnasında … isimli şahsın kendisini işletme yetkilisi olarak tanıttığı, çalışanların kimlik bildirimi ve sigortalarının bulunduğunu belirttiği, aynı zamanda tutanağı da işletme yetkilisi olarak imzaladığı dikkate alındığında, mahkememizce dinlenen tanıkların, …’in müşteri olarak bu iş yerine günde bazen iki defa geldiği yönündeki anlatımları hayatın olağan akışına uygun bulunmamış, davacı şirketin iddiasının aksine, duruşmada dinlenen …’in Türkçe konuşmasının son derece yeterli ve anlaşılır olduğu, kendisini son derece iyi ifade edebildiği görülmüş olmakla; iş yerinde çalıştığı sabit olan … adlı şahsa ilişkin işe giriş bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgelerinin Kuruma verilmemesi nedeniyle davacı şirket adına idari para cezası verilmesine dair işlemde ve buna dayanarak yürütülen diğer yasal işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine..” dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin çok sayıda işçi istihdam eden bir işveren olarak ülke ekonomisine ve işsizliğin azalmasına ciddi katkı sağladığını, bu nedenle müvekkilinin devlet kurumlarının desteğine ihtiyaç duyduğunu, herhangi bir kasıt güdülmeden ve şirket yetkilisinin kendi bilgisi dışında yapılan usulsüzlükten kaynaklı bir olay nedeniyle para cezası uygulanması ve tüm teşviklerin kesilmesinin hukuka aykırı olup müvekkilini ciddi anlamda zarara uğrattığını, bundan dolayı yerel mahkemece verilen davanın reddi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin kararında “…Dava teşviklerin durdurulması ile asgari ücret desteğinin kesilmesi ve yersiz yararlanılan tutarlar yönünden prim tahakkukuna/iadesine dair işlemlerin iptali isteklerinden ibarettir. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Polis denetiminde düzenlenen tutağı sigortasız çalıştırıldığı iddiasıyla işlem tesis edilen şahıs iş yeri yetkilisi sıfatıyla imzalanmıştır. İşin idari para cezası boyutu idari yargıya konu olmuş, bu kararda da sigortasız işçi çalıştırıldığı iddiası sabit kabul edilmiştir. İşverenin beyanı savunmaya dönük ve inandırıcı olmaktan uzaktır.
Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine…” dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı şirket vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı şirket vekili; 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu Kapsamında … İlçe Emniyet Müdürlüğüne gerekli bildirimlerin yapıldığını, … isimli şahsın, müvekkil şirketin çalışanı olmadığı dosya kapsamında toplanan delillerden ve tanık ifadelerinden de anlaşılmasına rağmen aksi yönde verilen kararın bozulması gerektiğini, … ilçe emniyet müdürlüğünce yapılan denetim sırasında orada bulunması ve neye imza attığını bilmediği bir evraka imza atması sonucu bu şahısın, müvekkil şirkete ait iş yerinde çalışan durumuna geldiğini, her ne kadar gerekçeli kararda …’in Türkçesinin iyi olduğu belirtilmişse de, burada önemli olanın …’in yapılan denetim anında, kendisine imza atması söylenen evraka imza attığı sırada ne denli iyi Türkçe konuşabildiği, anlayabildiği ve hepsinden önemlisi ne kadar iyi Türkçe okuyabildiği olduğunu, belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4447 sayılı Kanun’un geçici 19 uncu maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81, ek 14 üncü ve geçici 78 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.