Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11138 E. 2023/12774 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11138
KARAR NO : 2023/12774
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/90 E., 2023/965 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/159 E., 2021/277 K.
.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin davalıya ait ilk önce Yenimahalle sonrasında Esentepe Mahallesinde bulunan işyerinde 19909237 sicil numarası ile 10.02.1986 tarihinden itibaren fiilen çalışmaya başladığını, çalışmalarının 15.06.1990 tarihine kadar SGK bildirilmediğini, 15.06.1990 tarihinde SGK işe giriş bildirgesi verildiğini, ancak sonrası çalışmalarına ait bildirimde bulunulmadığını ve prim de ödenmediğini, oysaki davalı işyerinde 10.02.1986-15.08.1991 tarihleri arasında aralıksız olarak halı dokuma faaliyetinde bulunarak çalıştığını belirterek davacının, dava konusu dönemde davalı işverenlikte çalıştığının tespitine, ödenmeyen sigorta primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; SGK’nın da davalı olması gerektiğini, yine davacının 506 sayılı Kanun’un 3/II-D maddesine 20.06.1987 tarih ve 3395 sayılı Kanun ile eklenen hükme göre, el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalığı, analık ve hastalık sigorta kollarının uygulanacağını, ancak bunlardan istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı olarak sigortalı olabilecekleri düzenlendiğinden davacının yaptığı işte elle halı dokuma işi olup, davacının uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmadığını, yine davacının Kurum kayıtlarının aksine yazılı olarak ispatlayabileceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının dosya kapsamında dinlenen gerek tanık anlatımları gerekse de davalı işyerine ait görülen ve kesinleşen Mahkememizin emsal dosyalarındaki maddi ve fiili tespit durumlarına göre 10.02.1986 tarihinden 15.08.1991 tarihine kadar kesintisiz ve tam süreli olarak davalı şirket işyerinde halı dokuma işinde çalıştığını ispatladığı ancak, davacının 08.10.1972 doğum tarihli olarak meri mevzuat dahilinde çıraklık dönemi sonu olarak kabul edilen 18 yaşına girdiği 08.10.1990 tarihine kadar olan dönemde (10.02.1986-07.10.1990) ancak iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık sigorta hükümlerinden yararlanabileceği, dosya kapsamında da davacıya 15.06.1990 tarihli işe girişinin 506 sayılı Kanun’un 3-d maddesinde belirtilen iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık kollarına tabi sigorta olarak kayıt edildiği anlaşılmış olup, buna göre davacının ancak 18 yaşına girdiği 08.10.1990 tarihinden sonra malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi sigortalıktan yararlanabileceği nazara alındığında, davacının davalı işyerinde 08.10.1990-15.08.1991 arasında yasal zorunluluk gereğince en az asgari ücret düzeyinde çalıştığı kanaatine varılmıştır gerekçesi” ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işveren nezdinde 08.10.1990-15.08.1991 tarihleri arasında asgari ücret sigorta primine esas kazanç üzerinden çalışması bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, söz konusu kararın müvekkil lehine ortadan kaldırılması gerektiğini, müvekillin yaklaşık 4 yıl 8 aylık çalışmasının 18 yaşını tamamlamamış olması sebebi ile yok sayıldığını belirterek, kararın davacı lehine ortadan kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.

2.Davalı …Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı …Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 08.10.1972 doğum tarihli olup, 14 yaşına bile gelmeden çalışmaya başlamasının kabul edilmesi, yasal olarak uygun görülmemiş olup, 18 yaşına geldiği 08.10.1990 tarihinden 15.08.1991 tarihleri arasındaki 10 ay 7 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verildiğini ancak … Halı A.Ş. ile bu şirkete ait Hereke Halı fabrikasına bağlı Karabük Halıcılık Bölge Müdürlüğü, 03.06.1994 tarihli 94/17 sayılı özelleştirme kararı ile TBMM Milli Saraylar Dairesine devri, Yüksek Planlama Kurulunca; Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığının 22.04.1994 tarih ve 2217 sayılı yazısı dikkate alınarak, 1 ay içinde devrinin yapılmasının öngörüldüğünü, davacının 08.10.1990- 15.08.1991 tarihleri arasındaki dönem tespitinde sorumlusunun şirket olamayacağını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

3.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece yapılan yargılamada bir takım deliller toplanmış ise de elde edilen delillerin çalışmayı ispata yeter mahiyette olmadığını belirterek, kararın aleyhe olan yönler bakımından ortadan kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının işyerinde yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” olduğunun anlaşılması karşısında uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun’un 3/II-(D) bendine göre el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanların hakkında iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanacağından malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları kollarına tabi olamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ve feri müdahilin istinaf talebinin kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyada mevcut delillerin hüküm kurmak için yeterli olduğundan delil toplanmasına ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın davanın reddine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bir dönem yürürlülükte kalan ve dava açıldığı tarih itibariyle yürürlülükten kaldırılan Kanun nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, çalışmanın yok sayılmasının hakkaniyete aykırı bulunduğunu, aynı tarihlerde çalışan ve sigortalı sayılan kişiler arasında Anayasa’ya aykırı eşitsizlik oluşturulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2-506 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun’un 1 inci maddesiyle eklenen (D) bendi şu şekildedir.

“ Mülga 506 sayılı Kanun’un 3/II-D maddesinde, (Ek alt bent: 20/06/1987 – 3395/1 md.) “ El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” hükmü yer alırken, söz konusu maddede yer alan el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında kısa vadeli sigorta kollarının uygulanacağına ilişkin düzenleme, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun’un 57 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.